Tatar Ramazan Sürgünde

Tatar Ramazan Sürgünde

Film · 1992 · 15 kişi

Tatar Ramazan Sürgünde, 1992'de çekilmiş bir Türk hapishane filmidir ve Tatar Ramazan serisinin ikinci, aynı zamanda son filmi olarak anılır. Yönetmen koltuğunda ve yapımcı olarak Melih Gülgen vardır; film Gülgen Film çatısı altında hazırlandı. Dram, epik ve tarihî öğeleri bir araya getiren yapım, adaletsizliğe karşı duran delikanlı kahramanın hapishane duvarları içindeki mücadelesini anlatır. Süresi kaynaklara göre 80 ile 95 dakika arasında değişir.

Olaylar, İkinci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1942'de geçer ve Cumhuriyet gazetesinin manşetleriyle açılır. Ünü kendisinden önce cezaevine ulaşan Tatar Ramazan, sürgün edilerek Adana Kapalı Cezaevi'ne getirilir. Orada yıllardır ağalık düzeni kurmuş Abdurrahman Çavuş ile sağ kolu Akseli, hapishanedeki soygun çarkının duracağından korkar; baskı altındaki mahkûmlar ise Ramazan'ı bir kurtarıcı olarak görür. Tatar Ramazan'ı Kadir İnanır canlandırır. Hayati Hamzaoğlu Abdurrahman Çavuş'u, Esin Moralıoğlu Zeynep'i oynar; Yıldırım Gencer, Kâzım Kartal, Turgut Bağır, Yaşar Kutbay ve Yusuf Çağatay da kadronun başlıca isimleri arasındadır.

Senaryo Safa Önal'a aittir ve Kerim Korcan'ın eserine dayanır. Görüntü yönetmeni Salih Dikişçi'dir. Müziği Ahmet Kaya hazırlamıştır. Filmin sonunda, "700 kasaba, 70 vilayet ve 7 düvelde namı söylendi" yazısı yer alır.

YönetmenMelih Gülgen
Yapım ŞirketiGülgen Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Kadir İnanır'ın Tatar Ramazan'ı, haksızlığa boyun eğmeyen, ilkeli ve sert kahramanların akılda kalan örneklerinden biri. 1942'de, savaş yıllarının gölgesinde Adana Kapalı Cezaevi'ne sürgün edilen Ramazan'ın ezilen mahkûmlar için bir kurtarıcıya dönüşmesi, Yeşilçam'ın o köklü adalet duygusunu hatırlatıyor. Ahmet Kaya'nın müziği filme ayrı bir hüzün katıyor; Safa Önal imzalı senaryo ve Kerim Korcan'dan beslenen hikâye sağlam bir temel sunuyor. Ancak bu ikinci filmin ilkinin gölgesinde kaldığını, bazı çatışmaların bildik kalıplarla kurulduğunu da söylemek gerek.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Hapishane filmi, yıllardır süren zorba bir düzen ve onu yıkmaya gelen sert bir kahraman: Formül belli ama işliyor. Abdurrahman Çavuş ile sağ kolu Akseli'nin, Ramazan gelince düzenlerinin biteceğinden korkması gerilimi baştan kuruyor. Kadir İnanır karizmasıyla ekranı dolduruyor. Yalnız bazı bölümler dramla uzuyor, tempo düşüyor. Türk aksiyon klasiklerini merak edenler için yine de keyifli.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, İkinci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1942'yi Cumhuriyet gazetesinin manşetleriyle açarak dönemi baştan hissettiriyor. Cezaevi burada küçük bir toplum modeli: Abdurrahman Çavuş'un yıllardır sürdürdüğü feodal düzen, dışarıdaki güç ilişkilerinin duvarlar arasındaki bir yansıması gibi. Ezilen mahkûmların Ramazan'ı kurtarıcı olarak görmesi, adaleti kurumlardan değil tek bir kahramandan bekleyen bir halk anlatısına işaret ediyor. Bu, filmin hem gücü hem sınırı; yapısal sorunlar kişisel bir hesaplaşmaya indirgeniyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar