Av

Av

Film · 1989 · 3 kişi

1989'da çekilen Türk filmi Av'ı Melih Gülgen hem yönetmiş hem yapımcılığını üstlenmiş, senaryosunu ise Safa Önal yazmıştır. Dram, macera ve duygusal film türleri arasında sayılan yapım renklidir, 35 mm çekilmiştir ve yaklaşık 90 dakika sürer. Başrolünde Cüneyt Arkın ile Serdar Gökhan yer alır; Gülben Ergen de kadrodadır. Hikâye kan davası, hapis, kaçış ve kovalamaca çevresinde döner.

Öykünün temelinde iki aile arasındaki kan davası vardır. İki taraftan da ölenler olmuştur. Davanın son kurbanı olan Bekir (Cüneyt Arkın) hapse girer, çıkınca da bu kanlı düzeni sürdürmek istemez. Karşı taraf ise kinini yitirmemiş, yeni kuşağı da intikam duygularıyla büyütmüştür. Almanya'dan izne gelen küçük kardeşi öldürülünce bile Bekir karşılık vermez; İstanbul'a gider, ama kanlıları onun peşinden oraya da gelir. Filmin kadrosunda Yusuf rolüyle Serdar Gökhan, Meral rolüyle Gülben Ergen, ayrıca Salih Kırmızı (Kemal), Sami Hazinses (Nuri) ve Osman Alyanak (berber Halil Bağcı) bulunur.

Görüntü yönetmeni Serdar Servidal'dır; yapım şirketi Gülgen Film'dir. Ana oyuncuların sesleri başka isimlerce verilmiştir: Cüneyt Arkın'ı Toron Karacaoğlu, Serdar Gökhan'ı Zekai Müftüoğlu seslendirir. Filmin öne çıkan temaları aşk, endişe, korku ve kaçaklıktır.

YönetmenMelih Gülgen
Yapım ŞirketiGülgen Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Av, kan davasını yalnızca bir intikam hikâyesi olarak değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yük olarak ele alıyor. Hapisten çıkan Bekir'in bu kanlı düzeni sürdürmeyi reddetmesi, karşı tarafın ise yeni kuşağı kinle büyütmesi, geleneğin bireyi nasıl kuşattığını açıkça gösteriyor. Almanya'dan izne gelen kardeş ayrıntısı da gurbetçiliğin 1980'lerin Türkiye'sindeki yerini hatırlatıyor. Büyük kente sığınmanın bile çare olmaması ise köy ile kent arasındaki sanılan mesafenin aslında ne kadar kısa olduğunu düşündürüyor.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Cüneyt Arkın ile Serdar Gökhan aynı filmde, üstüne kan davası, kaçış ve kovalamaca; kâğıt üzerinde tam bir tür filmi. Yaklaşık 90 dakika olduğu için uzamıyor da. Yalnız Bekir'in karşılık vermemekte direnmesi, hızlı bir intikam filmi bekleyeni bir süre sabırsızlandırabilir; gerilim patlamadan önce epey birikiyor. Arkın sevenler için yine de kaçırılacak gibi değil.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Safa Önal'ın senaryosu, alışıldık kan davası anlatısını ilginç bir yerden kuruyor: kahramanın asıl çatışması düşmanlarıyla olduğu kadar, şiddete şiddetle karşılık verme dürtüsüyle. Bu, Cüneyt Arkın'ın sert erkek imajını içe dönük bir direnişe çevirmek için iyi bir fırsat. Ne var ki dram, macera ve duygusal film arasında gidip gelen tür karışımı, tonun yer yer dağılmasına yol açıyor. Başrollerin Toron Karacaoğlu ve Zekai Müftüoğlu tarafından seslendirilmesi de bugünün gözüne oyunculukla ses arasında bir mesafe yaratıyor. Serdar Servidal'ın renkli 35 mm görüntüleri ise hikâye İstanbul'a taşındıkça mekânsal ölçeği genişletiyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar