Babamın Sesi

Babamın Sesi

Film · 2012 · 4 kişi

Orhan Eskiköy ile Zeynel Doğan, 2012'de Babamın Sesi'ni (Kürtçe adıyla Dengê Bavê Min) birlikte yönetti; dramın senaryosu Eskiköy'e aittir. Türkiye, Almanya ve Fransa ortak yapımı olan film Kürtçe ve Türkçe çekilmiş, Perişan Film tarafından üretilmiştir. Yaklaşık 88 dakikalık yapım, Maraş Katliamı'nın bir ailede bıraktığı izi babanın ses kayıtları üzerinden anlatır.

Elbistan'da yalnız yaşayan Basê, büyük oğlu Hasan'ın dönmesini bekler. Diyarbakır'daki diğer oğlu, eşyalarını toplarken çocukluğunda kaydedilmiş bir kaset bulur. Okuma yazma bilmeyen aile, Arabistan'da vinç operatörü olan babaya mektup yerine kaset göndermiş, o da aynı yolla yanıt vermiştir. Baba bir iş kazasında ölmüştür, ama sesi ailenin hayatında sürer. Oğul, diğer kasetleri bulmak ve annesini Diyarbakır'a götürmek için Elbistan'a gider; susulan geçmiş ve sırlar yavaş yavaş ortaya çıkar. Kadroda Zeynel Doğan, Asiye Doğan (Basê), Gülizar Doğan, Fatih Gençkal ve Ahmet Talay vardır. Çekimler Elbistan ve Diyarbakır'dadır.

Hikâye, Zeynel Doğan'ın kendi ailesine ve babasından kalan gerçek kasetlere dayanır. Dünya galası 29 Ocak 2012'de Rotterdam Film Festivali'nde yapıldı. Film, Altın Koza'da En İyi Film ve En İyi Senaryo, İstanbul Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödüllerini aldı. 2 Kasım 2012'de vizyona girdi, on altı hafta gösterimde kaldı ve olumlu eleştiriler topladı. Sık sık İki Dil Bir Bavul ile kıyaslanır.

YönetmenOrhan Eskiköy, Zeynel Doğan
Yapım ŞirketiPerişan Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Zeynel Doğan Zeynel Doğan Oyuncu · 47 yaşında Basê Doğan Gülizar Doğan Ahmet Talay

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Babamın Sesi, Maraş Katliamı'nı olayın kendisinden değil, bir ailenin hafızasında bıraktığı izden anlatmayı seçiyor ve bence bu tercih filmi güçlü kılıyor. Okuma yazma bilmeyen bir ailenin mektup yerine kaset göndermesi, Arabistan'a çalışmaya giden babalar ve geride kalan anneler, bir kuşağın iletişim biçimini ve emek göçünün aileler üzerindeki yükünü sessizce belgeliyor. Kürtçe ile Türkçenin iç içe konuşulması da bu evin gerçekliğinin bir parçası. Film tarihî bir travmayı büyük laflarla değil, bir annenin beklemesi ve bir oğlun bulduğu bantlar üzerinden düşündürüyor; kolay bir sonuca varmıyor ve izleyiciye nutuk atmıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Filmin en cesur hamlesi, kurmaca ile belgesel arasındaki çizgiyi bilerek bulanıklaştırması: Zeynel Doğan'ın kendi ailesinden ve babasının gerçek kasetlerinden beslenen anlatı, oyunculuktan çok bir tanıklık hissi taşıyor. Kayıttaki ses, filmin hem yapısal omurgası hem de ana duygusal motifi; görüntü bugünü, ses geçmişi taşıyor. Altın Koza ve İstanbul'daki senaryo ödülleri bu ekonomik yapının karşılığı gibi. Öte yandan bu sadelik bir bedel de istiyor: uzun sessizlikler ve olay örgüsüne direnen ağır tempo, anlatı sinemasına alışkın izleyicinin sabrını zorlayabilir. Sık sık İki Dil Bir Bavul ile anılması boşuna değil; ikisi de gözlemi dramatik kurguya tercih eden bir damarın parçası.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu, ailece rahatça açılacak bir film değil. Konusu bir katliamın bir aile üzerinde bıraktığı iz olduğu için ağır, temposu da oldukça yavaş. Küçük çocuklar için uygun değil, sıkılabilirler de. Ama büyük çocuklarla ve büyüklerle birlikte izlenirse, aile hafızası, göç ve kaybedilen yakınlar üzerine kuşaklar arası bir sohbet açabilir. Film Kürtçe ve Türkçe konuşuluyor; altyazı takip etmek gerekebilir.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar