Uzak

Uzak

Film · 2002 · 7 kişi

Nuri Bilge Ceylan, sade ve yavaş ritimli dram Uzak'ı 2002'de çekti. Ceylan filmi yönetmenin yanı sıra yazmış, yapımcılığını üstlenmiş ve görüntülemiştir. Senaryoda ortağı Cemil Kavukçu'dur. Yapım, yönetmenin Kasaba ile başlayıp Mayıs Sıkıntısı ile süren üçlemesini tamamlar. Türkiye'de 20 Aralık 2002'de gösterime girdi, ardından Cannes'da dünyaya açıldı.

Karlı bir İstanbul kışında geçen hikâyede, ideallerinden koptukça hayatın anlamını yitiren fotoğrafçı Mahmut'u Muzaffer Özdemir canlandırır. Fabrikadaki işini kaybedince memleketinden şehre gelen genç Yusuf'u ise Mehmet Emin Toprak oynar. Yusuf gemide iş bulup uzaklara gitmeyi düşler ve bir süre Mahmut'un evine yerleşir. İki adamın aynı çatı altındaki gerginliği, erkeklerin toplumsal konumunun iş başarısına bağlılığını ve dertlerini anlatamama halini sessiz bir dille işler. Kadroda Zuhal Gencer, Ebru Ceylan, Nazan Kesal, Ercan Kesal ve Arif Aşçı da yer alır.

Film 2003 Cannes Film Festivali'nde Büyük Ödül'ü aldı; Özdemir ile Toprak En İyi Erkek Oyuncu ödülünü paylaştı. Toprak, 2 Aralık 2002'de Çan yakınlarında bir trafik kazasında 28 yaşında yaşamını yitirdiğinden bu, onun son rolü oldu. Yapım 39. Altın Portakal'da En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerini kazandı; yapımcı şirket NBC Ajans'tır. Türkiye'nin Oscar başvurusu olan film adaylığa giremedi. Almanya'da ancak 3 Şubat 2005'te vizyona çıktı.

YönetmenNuri Bilge Ceylan
Yapım ŞirketiNBC Ajans

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Nuri Bilge Ceylan'ın yazdığı, yönettiği, ürettiği ve bizzat görüntülediği Uzak, Kasaba ile başlayan üçlemenin en olgun halkası gibi duruyor. Karlı İstanbul kışı yalnızca bir fon değil, iki adam arasındaki iletişimsizliğin görsel karşılığı. Diyalog az, sessizlik çok; yavaş ritim, Mahmut ile Yusuf arasındaki gerginliği söylemek yerine göstermeyi seçiyor. Muzaffer Özdemir ile Mehmet Emin Toprak'ın Cannes'da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü paylaşması tesadüf değil; ikisi de dertlerini anlatamayan erkekleri çok az araçla canlandırıyor. Cannes'daki Büyük Ödül ve Altın Portakal'daki En İyi Film, Yönetmen ve Senaryo ödülleri bu titizliğin karşılığı. Toprak'ın son rolü olması ise filme ayrı bir hüzün katıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Uzak, işini kaybedip memleketinden şehre gelen bir gençle kentte yerleşmiş ama ideallerinden kopmuş bir fotoğrafçıyı aynı çatı altında buluşturarak göçün ve sınıfın sessiz bir portresini çiziyor. Fabrikadaki işini yitiren Yusuf'un gemide iş bulup uzaklara gitme düşü, dönemin genç erkekleri için iş ve gelecek kaygısının ne kadar yakıcı olabildiğini yansıtıyor. Film, erkeklerin toplumsal konumunun iş başarısına ne denli bağlı olduğunu ve duygularını dile getirememelerini abartısız biçimde gösteriyor. Mahmut ile Yusuf arasındaki mesafe, kentli ile taşralı arasındaki görünmez çizgiyi de işaret ediyor. Ders vermeyen ama izledikten sonra uzun süre akılda kalan bir toplumsal gözlem.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Dürüst olayım: Uzak benim türüm değil. Olay neredeyse yok, diyaloglar seyrek, tempo çok yavaş. İki adamın aynı evdeki gerginliğini hissettiriyor ama bunu sessizlikle yapıyor ve 109 dakika boyunca sabır istiyor. Ödüllerini neden aldığını anlıyorum, karlı İstanbul da etkileyici görünüyor; ama gerilim ya da hareket arıyorsanız bu filmi başka bir akşama saklayın.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar