Bye Bye Germany

Es war einmal in Deutschland...

Film · 2017 · 13 kişi

Sam Garbarski, Almanya-Belçika-Lüksemburg ortak yapımı bir trajikomedi olan Bye Bye Germany'yi (orijinal adıyla Es war einmal in Deutschland...) 2017'de yönetti. Senaryo, filme kaynaklık eden "Die Teilacher" ve "Machloikes" romanlarının yazarı Michel Bergmann ile Garbarski tarafından birlikte yazılmıştır. Almanca çekilen 102 dakikalık film, dünya prömiyerini 10 Şubat 2017'de Berlin Uluslararası Film Festivali'nde yapmıştır.

İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ertesinde Frankfurt'ta geçen film, soykırımdan sağ çıkan David Bermann ve arkadaşlarının bir an önce Amerika'ya göç edebilmek için ihtiyaç duydukları parayı kapı kapı dolaşıp tekstil ürünleri satarak biriktirme çabasını anlatır. Parlak bir iş fikri işleri yoluna koyar gibi olsa da asıl sorun Bermann'ın geçmişidir: Amerikalı görevli Sara Simon, onun savaş yıllarında yaptıklarını taviz vermeden sorgulamaya devam ederken Bermann'ın cazibesine karşı koymakta giderek zorlanır.

Başroldeki David Bermann'ı Moritz Bleibtreu canlandırır; Antje Traue Sara Simon'ı, Mark Ivanir ise Holzmann'ı oynar. Kadroda Tim Seyfi, Anatole Taubman ve Joel Basman gibi isimler de yer alır. Dram ve komedi türlerini harmanlayan film, Almanya televizyonunda ilk kez 19 Nisan 2019'da ZDF'de yayınlanmıştır.

YönetmenSam Garbarski

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Moritz Bleibtreu Moritz Bleibtreu Sinema oyuncusu · 55 yaşında Tim Seyfi Tim Seyfi Oyuncu · 55 yaşında Antje Traue Mark Ivanir Anatole Taubman Hans Löw Joel Basman Joachim Paul Assböck Harvey Friedman Heike Hanold-Lynch Tania Garbarski Bettina Stucky Christian Kmiotek

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Savaş sonrası Frankfurt'ta Holokost'tan sağ kurtulanların, bir an önce Amerika'ya gidebilmek için kapı kapı çamaşır satması, tarihin pek konuşulmayan bir ara dönemini görünür kılıyor. Bence filmin asıl değeri burada: kurtuluşun bir son olmadığını, parasızlık, belirsizlik ve tedirginlikle örülü yeni bir başlangıç olduğunu hatırlatması. Bermann'ı savaş yıllarında ne yaptığı konusunda durmadan sorgulayan Amerikalı subay da hayatta kalmanın bedeli ve geçmişle hesaplaşma gibi rahatsız edici soruları masaya getiriyor. Konuyu ağırlaştırmadan ama hafife de almadan işlemeye çalışan bir yapım; Michel Bergmann'ın kendi romanlarına dayanması da bu dönem dokusunu besliyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Garbarski dram ile kara komediyi aynı çerçevede tutmaya çalışıyor ve bu denge, bence filmin hem cazibesi hem de zayıf noktası. Satıcıların kurnaz iş planı etrafında dönen hat, alışıldık bir ekip komedisi ritmiyle ilerlerken Bermann'ın Sara Simon'la karşılaşmaları çok daha ağır bir filmin malzemesini taşıyor. İki hat birbirini beslediğinde anlatı derinleşiyor; ayrıştığında ise tempo bir yavaşlayıp bir hızlanan kararsız bir hâle düşüyor. Rol, Bermann'ın aynı anda hem sempatik hem şüpheli kalmasını istiyor ve senaryonun en ilginç gerilimi tam da bu belirsizlikte. Yine de böylesine yüklü bir malzeme daha cesur bir yapıyı taşıyabilirdi; komedi zaman zaman sorunun ağırlığından kaçmanın bir yolu gibi kalıyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Konu Holokost'tan sağ kurtulanlar ve savaş sonrası, yani hafif bir aile komedisi beklemeyin. Mizah var ama kara mizah; sorgu sahneleri de geçmişin acısını sürekli hatırlatıyor. Küçük çocuklara göre değil. Tarihe ilgi duyan lise çağındaki gençlerle izlenirse, ardından konuşulacak çok şey bırakır. Yanlarında bir ebeveynin olması iyi olur.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar