Kırık Plak

Kırık Plak

Film · 1959 · 15 kişi

Kırık Plak, 1959'da çekilen siyah-beyaz bir Türk filmi; türü duygusal dram olarak anılır. Yapımcılığı ve yönetmenliği Osman F. Seden'e, senaryosu Bülent Oran'a ait olan yapım, Kemal Film çatısı altında hazırlanmıştır. Başrollerde şarkıcı Zeki Müren ile Belgin Doruk yer alır; Zeki Müren filmin müziklerini de üstlenmiştir. Böylece hikâyesi bir şarkıcının sesi etrafında dönen film, başrol oyuncusunun müzikal kimliğiyle de desteklenmiş olur.

Hikâye, kendisini şöhret yapan ama kirli işlerine de alet eden patroniçe Nermin'in kıskançlık yüzünden şarkıcı Zeki'nin ses tellerini tahrip etmesiyle başlar. Nermin kısa süre sonra kocası tarafından öldürülür, suç Zeki'nin üzerine kalır. Zeki kaçar, bir kaza sonrasında öldüğü sanılır; oysa Anadolu'nun ücra bir köşesinde sefalet içinde yaşamaktadır. Tesadüfen geçirdiği bir ameliyat sesini geri getirir. Bundan sonrasını polisle iş birliği, gerçek katil Asım'ın yakalanması ve sevgilisi Leyla'ya kavuşma izler.

Oyuncu kadrosunda Belgin Doruk (Leyla), Hayri Esen (Asım), Ayfer Feray (Nermin Kaner), Ahmet Tarık Tekçe (Ruhi), Nubar Terziyan (Polis Ali), Ziya Metin (Sacit), Muammer Gözalan (Patron) ve Behzat Balkaya (Savcı) bulunur. Görüntü yönetmeni Kriton İlyadis'tir. İzzet Günay (Erol), bu filmle sinemaya ilk adımını atmıştır.

YönetmenOsman Fahir Seden
Yapım ŞirketiKemal Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Sesini kaybeden bir şarkıcının hikâyesini, sesiyle bir kuşağı büyüleyen Zeki Müren'in oynaması başlı başına dokunaklı bir fikir. Üstelik filmin müziklerini de kendisi üstlenmiş; böylece şarkılar hikâyenin süsü değil, kalbi oluyor. Belgin Doruk'un zarafeti, Hayri Esen ve Ayfer Feray gibi ustalarla birleşince siyah-beyaz Yeşilçam'ın o tanıdık sıcaklığı ortaya çıkıyor. İzzet Günay'ın sinemaya ilk adımını bu filmde attığını bilmek de ayrı bir tatlılık katıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Bülent Oran'ın senaryosu, melodramın bütün mekanizmalarını açık açık kullanıyor: kıskançlıkla tahrip edilen ses telleri, üstüne kalan bir cinayet, bir kaza sonrası ölü sanılma ve tesadüfen geçirilen bir ameliyatla geri gelen ses. Bu kadar rastlantıya yaslanan bir yapı, karakterin kendi iradesini neredeyse devre dışı bırakıyor; olaylar kahramana oluyor, kahraman olayları yaratmıyor. Öte yandan film, bir şarkıcının yükselişini, düşüşünü ve kayboluşunu tek bir dramatik çizgide toplamayı biliyor ve Zeki Müren'in sahne kimliğini hikâyeye ustaca bağlıyor. Tür sözleşmesini kabul edenler için derli toplu, sorgulayanlar içinse fazla kolaycı.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Zeki Müren'in şarkıları sayesinde büyükanne ve büyükbabaların seve seve izleyeceği bir film. Ama hikâyede kıskançlık yüzünden bir şarkıcının sesine zarar verilmesi, cinayet ve suçlama da var. Bunlar bugünün filmlerine göre yumuşak anlatılsa da küçük çocuklar için biraz karanlık gelebilir. Ortaokul çağından itibaren ailece izlenebilir.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar