Savunma

Savunma

Film · 1986 · 4 kişi

Osman F. Seden'in 1986'da yönettiği Savunma, polisiye, dram ve gerilimi bir aşk öyküsüyle harmanlayan bir Türk filmidir. Senaryo Erdoğan Tünaş'a, yapımcılık Türker İnanoğlu'na, yapım şirketi Erler Film'e, görüntü yönetmenliği ise Çetin Gürtop'a aittir. Renkli ve 35 mm çekilen film 88 dakika sürer. Başrollerini Gülşen Bubikoğlu, Kenan Kalav ve Fikret Hakan paylaşır.

Hikâyenin çıkış noktası, kendinden genç Cengiz'le (Kenan Kalav) evli, varlıklı bir iş kadını olan Çiğdem'dir (Merih Akalın). Evliliği kötü giden, kocasının aldatmasıyla boğuşan ve eve gelen tehdit telefonları ile mektuplarla sıkışan Çiğdem boşanmak ister; ancak Cengiz bunu kabul etmez. Cengiz iş için Ankara'ya gittiği gece Çiğdem öldürülür. Soruşturmayı başkomiser Cemal (Fikret Hakan) yürütür ve Cengiz'den şüphelenir, onu gece hızlı bir taksiyle dönüp cinayeti işlemekle suçlayarak tutuklatır. Cengiz'in avukatlığını Handan (Gülşen Bubikoğlu) üstlenir ve delil yetersizliğinden beraat kararı alır. Bu arada ikisi arasında tutkulu bir yakınlık doğar.

Komiser Cemal ise pes etmemiştir; Cengiz'i İstanbul'a getiren taksi şoförünü bulup mahkemeye tanık olarak çağırır. Kendisine yalan söylendiğini öğrenen Handan davadan çekilir, ama duyguları ağır basar. Sonrası avukat ile müvekkili arasındaki güven, kuşku ve tehlike üzerine kuruludur. Yan rollerde Erol Günaydın (Dedektif Rıza), Nazan Ayas, Ekrem Dümer, Raik Alnıaçık ve Devrim Parscan görünür.

YönetmenOsman Fahir Seden
Yapım ŞirketiErler Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Seksenlerin ortasında Yeşilçam'ın bildik melodram damarı polisiyeyle buluşuyor. Bir avukatın aklıyla kalbi arasında sıkışması, eski filmlerimizin en sevdiği çatışmalardan biridir; Savunma bu ahlaki düğümü hikâyenin merkezine koyduğu için klasiklerle büyümüş bir göze tanıdık ve sıcak gelir. Avukat ile müvekkili arasındaki güvenin sınandığı bu öykü, iyiyle kötüyü kolayca ayırmayan yapısıyla düz melodramdan bir adım öteye geçmeye çalışır. Yine de dönemin pek çok yapımında olduğu gibi, tutku sahneleri zaman zaman hikâyenin inandırıcılığının önüne geçer.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Senaryonun en sağlam fikri, bütün davayı tek bir somut ayrıntıya, Ankara'dan gece hızla dönüşü mümkün kılan bir taksi yolculuğuna bağlaması. Bu, mahkeme gerilimini soyut şüphelerden kurtarıp izleyiciye takip edilebilir bir ipucu veriyor. Sorun, filmin polisiyeyi ve tutkulu aşk öyküsünü aynı anda taşımaya çalışması: avukat ile müvekkili arasındaki yakınlık öne çıktıkça soruşturmanın mantığı geri planda kalıyor ve tür geçişleri yer yer aceleyle yapılmış izlenimi bırakıyor. Kısa bir süreye sığdırılmış bu kadar çok olay, karakterlerin kararlarını oturtmaya pek alan bırakmıyor. Yine de kuşkuyu romantik ilişkinin tam içine yerleştirme fikri, sıradan bir cinayet filminden daha iddialı.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Cinayet, şüpheli bir koca, pes etmeyen bir komiser ve mahkemeye çağrılan bir tanık: gerilim için malzeme bol. Ama Savunma'nın gücü kovalamacada değil, mahkeme salonundaki kuşkuda. Hızlı tempo ve hareket bekleyen biri, aşk öyküsünün öne geçtiği bölümlerde sabırsızlanabilir. Kimin doğru söylediği sorusu ise filmi ayakta tutan asıl motor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar