Dolap Beygiri

Dolap Beygiri

Film · 1982 · 4 kişi

Atıf Yılmaz'ın yönetmen olarak imza attığı Türk filmi Dolap Beygiri 1982'de çekildi. Komedi, politik içerik ve dram öğelerini birleştirir; 35 mm renkli çekilmiştir ve yaklaşık 90 dakika sürer. Senaryoyu Yılmaz, Suphi Tekniker ile birlikte yazmıştır. Filmi Uzman Film yapmış, yapımcılığını Ferit Turgut üstlenmiş, film 1 Ekim 1982'de vizyona girmiştir. Müziği Melih Kibar, görüntü yönetmenliğini Salih Dikişçi yapmıştır. Film, bugün yükselen değerlerin yıllar önce perdeye taşındığı bir Atıf Yılmaz klasiği olarak anılır.

Ali, yüksek okulu bitirdikten sonra memur olur, ancak dürüstlüğü ve rüşvete karşı duruşu yüzünden işinden atılır. Atama emri çıkınca büyük şehirde yeniden memuriyete başlar ve ablası Hacer ile eniştesi Yakup'un yanına yerleşir. Görevini kutsal bir sorumluluk bilinciyle yapmaya, vatandaşa layık olmaya çalıştıkça düzenden memnun olanları rahatsız eder. Eniştesi Yakup ise yozlaşmış düzenden fazlasıyla nasibini almış bir fırsatçıdır ve Ali'nin işini hayli zorlaştırır. Rüşvet, dolandırıcılık, işsizlik ve yozlaşma, trajikomik olayların arka planını oluşturur.

Ali'yi İlyas Salman, Yakup'u Şener Şen, Hacer'i Ayşen Gruda canlandırır. Kadroda Şevket Altuğ müdür rolüyle, Altan Erkekli memur olarak, Ali Yalaz Rıfkı olarak yer alır. Filmde dönemin yaygın uygulamasıyla, bazı oyuncular seslendirme sanatçılarınca dublajlanmıştır; film hazırlık işlerini Acar Film yürütmüştür.

YönetmenAtıf Yılmaz
Yapım ŞirketiUzman Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Atıf Yılmaz, 1982'de rüşvet ve yozlaşmayı dürüst bir memurun gözünden anlatıyor. Ali'nin rüşvet almadığı için işinden atılması, sonra büyük şehirde aynı düzenle yeniden yüzleşmesi, filmin adındaki dolap beygiri imgesini anlamlı kılıyor: aynı çemberde dönüp duran bir hayat. Eniştesi Yakup ise düzenden nasibini fazlasıyla almış fırsatçı tipin canlı bir örneği. Film, kamu hizmetinde dürüstlüğün bedel ödettiği bir toplum tablosu çiziyor ve bunu trajikomik bir tonla yapıyor. Bugün izlendiğinde konunun hâlâ tanıdık gelmesi, belki de en çok düşündüren yanı.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Atıf Yılmaz ile Suphi Tekniker'in senaryosu, komedi, politik içerik ve dramı tek bir karakter yolculuğunda birleştirmeyi deniyor. İlyas Salman'ın saf dürüstlüğüyle Şener Şen'in kurnaz fırsatçılığı arasındaki karşıtlık filmin dramatik omurgası; iki oyuncunun farklı ritimleri sahnelere canlı bir gerilim katıyor. Ayşen Gruda'nın Hacer'i bu iki kutup arasında kalıyor. Salih Dikişçi'nin görüntüleri ve Melih Kibar'ın müziği yapıma özenli bir çerçeve sunuyor. Zayıf yanı, mesajın zaman zaman fazla açık verilmesi; Ali'nin dürüstlüğü neredeyse kusursuz kurulduğu için karakter biraz tek boyutlu kalıyor. Bazı oyuncuların dublajla seslendirilmesi de performansların bütünlüğünü yer yer bozuyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Rüşvet, dolandırıcılık ve yozlaşma gibi konular küçük çocuklara sıkıcı gelebilir. Ama film ağırlığını mizaha ve vicdana veriyor. İlyas Salman ile Şener Şen'in karşı karşıya geldiği sahneler evin büyüklerini güldürür. Dürüst olmanın zor ama değerli olduğunu anlatıyor; gençlerle izleyip sonra konuşmak için iyi bir film. Ortaokul çağından itibaren uygun.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar