Çıldıran Kadın

Çıldıran Kadın

Film · 1948 · 7 kişi

Siyah-beyaz Türk aile draması Çıldıran Kadın 1948'de çekildi. Baha Gelenbevi'nin yönettiği film, yazar Vedat Örfi Bengü'nün Bir Yuva Böyle Yıkıldı adlı eserinden uyarlanmıştır; Bengü senaryoyu da kendisi yazmıştır. Yapımcılığı İskender Necef üstlenmiş, yapım Birlik Film adına gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 93 dakikalık film, Türk sinemasında renk uygulamasının denendiği ilk yapım olarak anılır; bu özelliği onu erken dönem Türk sinema tarihi açısından önemli kılar.

Öykü, aynı kadından hoşlanan iki arkadaşın etrafında kurulur. Arkadaşlardan biri kadınla evlenir; ancak kadının ihaneti ortaya çıkınca mühendis olan koca, karısını yaralar ve yakın dostunu öldürür. Böylece bir aile dağılır. Kadroda Reşit Gürzap ve Hulusi Kentmen'in yanı sıra Nezihe Becerikli, Hadi Hün, Atıf Avcı, Feriha Becerikli, Ertuğrul Bilda, Feridun Çölgeçen, Refet Gülerman, Nükban İnci, Beatris Kalfayan, Kadri Ögelman, Eşref Vural, Şaduman Öktener ve Eyüp Sabri Gülener yer alır.

Görüntü yönetmenliğini Kriton İlyadis yapmış, besteyi Sadi Işılay yapmış, müzik ekibinde Muhittin Sadak yer almıştır. Filmdeki şarkıları Fikriye Şakrakses, Semiha Altun ve France Clery seslendirir. Film, İngilizce The Women Who Went Mad adıyla da anılır ve dram ile aile türleri altında sınıflandırılır.

YönetmenBaha Gelenbevi
Yapım ŞirketiBirlik Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Reşit Gürzap Reşit Gürzap Oyuncu · 78 yaşında vefat etti Hulusi Kentmen Hulusi Kentmen Oyuncu · 82 yaşında vefat etti Nezihe Becerikli Hadi Hün Ertuğrul Bilda Feridun Çölgeçen Kadri Ögelman

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Kırklı yılların Türk sineması bugün çoğumuz için birkaç film adından ibaret; Çıldıran Kadın bu yüzden kıymetli bir hatıra. Vedat Örfi Bengü'nün kendi eserini kendi kalemiyle perdeye taşıması, filme eşlik eden şarkılar ve Sadi Işılay'ın besteleri, Yeşilçam'ın henüz adını koymadığı bir dönemin izlerini taşıyor. Yalnız şunu baştan söylemeli: ihanet ve cinayetle dağılan bir yuvayı anlatan bu hikâye, sıcak bir aile filmi beklentisiyle açılmamalı. Acı, sert ve ahlaki dersini yüksek sesle veren bir melodram.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Çıldıran Kadın'ın adı film tarihlerinde çoğu zaman tek bir başlıkla anılıyor: Türk sinemasında renk uygulamasının denendiği ilk yapım. Siyah-beyaz çekilmiş bir film için ilginç bir paradoks bu ve filmi yalnızca bir 'ilk' olarak okumaya davet ediyor. Bence asıl merak edilmesi gereken, uyarlamanın yapısı: Vedat Örfi Bengü eserini kendisi senaryolaştırmış, yani edebi kaynakla perde arasında başka bir yorumcu yok. Bu, dönemin edebiyat uyarlamalarında sık rastlanan sözlü, açıklayıcı anlatımı beraberinde getirmeye müsait. Kriton İlyadis'in görüntüleriyle bir dönem belgesi olarak değerli; ama bugünün izleyicisinin onu ritim ve oyunculuk dili bakımından ağır bulması şaşırtıcı olmaz.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Kaynak eserin adı, Bir Yuva Böyle Yıkıldı, hikâyenin ahlaki çerçevesini daha baştan ele veriyor: ihanet bir yuvayı yıkar. Bugünün gözüyle bakıldığında dikkat çeken ise şiddetin kimden geldiği ile filmin adının kimi işaret ettiği arasındaki fark. Karısını yaralayan, dostunu öldüren kocadır; ama başlıkta 'çıldıran' sıfatı kadına verilmiş. Kocanın mühendis olması da anlamlı bir ayrıntı: dönemin modern, eğitimli erkek tipi bile bu öfkenin dışında tutulmuyor. Film, 1940'ların Türkiye'sinde namus ve evlilik üzerine kurulan anlatıların değer yargılarını anlamak için ilginç bir belge; ama o yargıları sorgulamadan izlemek bugün zor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar