Piano Piano Bacaksız

Piano Piano Bacaksız

Film · 1991 · 3 kişi

Tunç Başaran, savaş yıllarını bir çocuğun gözünden anlatan Türk filmi Piano Piano Bacaksız'ı 1991'de yönetti; dram, komedi, aile ve tarih türlerinin kesiştiği bir yapımdır. Adındaki "piano piano" tamlaması İtalyancada "yavaş yavaş" demektir. Yapımcılığını Jale Onanç ile Arif Keskiner üstlenmiş, yapım şirketi Çiçek Film olmuştur. Film, 65. Akademi Ödülleri'nde Türkiye'nin yabancı dilde en iyi film dalındaki adayı olarak seçildi, ancak resmî aday listesine giremedi.

Hikâye, İkinci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1944 Türkiye'sinde, eski bir ahşap konakta geçer. Konağın her odasında ayrı bir aile yaşar; ortak yaşamın içinden doğan ilişkiler, yakınlıklar ve sonradan kopup giden dostluklar sekiz yaşındaki bir çocuğun bakışıyla aktarılır. Bu çocuk bakışı, dönemin İsmet İnönü yönetimine eleştirel bir pencere de açar. Kadroda Rutkay Aziz Kerim'i, Emin Sivas Kemal'i, Yaman Okay Hızır'ı, Serap Aksoy Kamile'yi, Ayşegül Ünsal ise Feriha'yı canlandırır. Taner Barlas Senayi, Müşfik Kenter ise Büyük Kemal rolündedir.

Senaryoyu Başaran, Ümit Ünal ve Kemal Demirel birlikte kaleme almıştır; Demirel filmde eser sahibi olarak da anılır. Müziği Can Kozlu, görüntü yönetimini Colin Mounier üstlendi. Renkli ve 35 mm çekilen film yaklaşık seksen dakika sürer.

YönetmenTunç Başaran
Yapım ŞirketiÇiçek Film
Piano Piano Bacaksız Piano Piano Bacaksız Piano Piano Bacaksız Piano Piano Bacaksız

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Eski bir ahşap konak, her odasında başka bir aile ve olan biteni izleyen sekiz yaşında bir çocuk... Bu kurgu, mahalle ve komşuluk sıcaklığını anlatan eski filmlerimizin ruhunu hatırlatıyor. Rutkay Aziz, Yaman Okay ve Müşfik Kenter gibi usta oyuncuların aynı çatı altında buluşması başlı başına bir zenginlik. Kopup giden dostlukların hüznü, çocuk gözünün saflığıyla birleşince insanın içine dokunuyor. Ne var ki yaklaşık seksen dakikaya bu kadar insanı sığdırmak, bazı hikâyelerin yarım kalmasına da yol açmış olabilir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, İkinci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1944 Türkiye'sinde, odalarını farklı ailelerin paylaştığı ahşap bir konakta geçiyor. Bu düzen, ortak yaşamın hem yakınlığını hem kırılmalarını gösteren küçük bir toplum maketi gibi. Hikâyeyi sekiz yaşındaki bir çocuğun gözünden anlatmak, İsmet İnönü dönemine yöneltilen eleştiriyi slogan olmaktan çıkarıp gündelik hayatın içine yerleştiriyor. Filmin Akademi Ödülleri için Türkiye'nin adayı olarak seçilmesi, bu dönem hafızasının önemsendiğini gösteriyor. Dönemi yalnızca resmî anlatılardan bilenler için farklı bir pencere.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Hikâye bir çocuğun gözünden anlatıldığı için gençlerle izlemek anlamlı olabilir. Savaş yıllarını, komşuluğu ve dostlukları anlatıyor; arada komik anlar da var. Ama bu bir çocuk filmi değil, dram ağır basıyor ve dönemin siyasi eleştirisi küçükler için anlaşılmaz kalabilir. Yaklaşık seksen dakika, kısa sayılır. Ortaokul ve üstü çocuklarla, dedeler ve ninelerle birlikte izleyip sohbet etmeye uygun.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar