Günahsızlar

Günahsızlar

Film · 1944 · 8 kişi

Faruk Kenç, siyah-beyaz Türk draması Günahsızlar'ı 1944'te hem yönetti hem yapımcılığını üstlendi. Film İstanbul Film adına hazırlandı ve 5 Aralık 1945'te gösterime girdi. Senaryo Mualla Kenç'e, görüntü yönetimi Kemal Baysal'a, müzik Sadi Işılay'a aittir; filmde türkülerde Aziz Şenses, şarkılarda Müzeyyen Senar'ın sesi duyulur. Yeşilçam'ın stüdyo düzeni henüz oturmadan çekilmiş yapım, erken dönem Türk sinemasının mütevazı örneklerinden biri sayılır.

Hikâye bir balıkçı köyünde geçer. Toplumun dışına itilmiş bir kadın öldürülünce kızı ortada, kimsesiz kalır. Köyün muhtarı kızı güvendiği bir balıkçı ailesine emanet eder: akrabaları çıkarsa teslim edilmek üzere bir süre onların yanında kalacaktır. Ailenin genç oğlu zamanla bu kıza gönül verir. Balıkçıyı Sadri Alışık canlandırır; kadroda Oya Sensev, Nuriye İnce, Emin Kalaycı, Müjde Tunç, Tevfik İnce, Rauf Ulukut, Halit Akçatepe, Eyüp Sabri, Ahmet Güldürür, Ferdi Merter ve Sabahat Denker de yer alır.

Yönetmenin sonradan anlattığına göre sansür kurulu, böyle bir kadının kızına âşık olunmasına izin vermedi. Kenç, gerçek hayatta bu tür evliliklerin olabildiğini, ama beyazperdede kabul edilmediğini söyler ve senaryoyu çekim sırasında yeniden düzenleyip araya birtakım karakterler koyarak filmi kurtardığını anlatır.

YönetmenFaruk Kenç
Yapım Şirketiİstanbul Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Sadri Alışık Oyuncu · 69 yaşında vefat etti Halit Akçatepe Halit Akçatepe Oyuncu · 78 yaşında vefat etti Oya Sensev Nuriye İnce Emin Kalaycı Müjde Tunç Tevfik İnce Rauf Ulukurt

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Yeşilçam'ın stüdyo düzeni kurulmadan önce çekilmiş bu mütevazı film, bugün bir başlangıç belgesi gibi duruyor. Annesini kaybedip kimsesiz kalan bir kızın bir balıkçı ailesine emanet edilmesi, eski sinemamızın en sevdiği duyguyu, merhameti, daha ilk yıllardan hikâyenin merkezine koyuyor. Köy muhtarından balıkçı ailesine uzanan bu sahip çıkma zinciri, sonraki klasiklerde sık sık karşımıza çıkacak bir ahlaki sıcaklık taşıyor. Teknik açıdan bugünün gözüne eski gelmesi doğal; onu sonraki büyük melodramlarla değil, kendi şartlarıyla tartmak gerekir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Filmin en öğretici yanı, perde arkasındaki sansür hikâyesi. Yönetmenin anlattığına göre sansür kurulu, toplumun dışına itilmiş bir kadının kızına âşık olunmasına izin vermemiş; Kenç de senaryoyu çekim sırasında değiştirip araya yeni karakterler koymak zorunda kalmış. Bu, 1940'ların Türkiye'sinde aile soyu ve itibar üzerine kurulu ahlak anlayışının, gerçek hayatta mümkün olanı bile perdede yasaklayabildiğini gösteriyor. Filmin adı da bu açıdan anlamlı: kızın annesinin hayatından sorumlu tutulamayacağını ima ediyor. Yani film, daha çekilirken kendi sorduğu soruyla, damganın kuşaktan kuşağa geçip geçmediği sorusuyla, yüzleşmek zorunda kalmış.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Erken dönem bir yapım olarak Günahsızlar'ın ilgi çekici yanı, müziği anlatının merkezine koyması: türkülerde Aziz Şenses, şarkılarda Müzeyyen Senar'ın sesi, hikâyeye dönemin popüler zevkini taşıyan bir katman ekliyor. Bu tercih, ileride Yeşilçam melodramlarında sık görülecek şarkılı anlatı kalıbının erken bir izi gibi okunabilir. Öte yandan çekim sırasında yeniden düzenlenen, araya yeni karakterler eklenen bir senaryonun dramatik bütünlüğünü koruması zordur; bu tür yamalar ana çatışmayı sulandırmaya ve ritmi bozmaya açıktır. Film, bir başyapıttan çok sinema tarihimiz için değerli bir kaynak.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar