Cemo

Cemo

Film · 1972 · 6 kişi

Kemal Bilbaşar'ın aynı adlı romanından uyarlanan Türk filmi Cemo 1972'de çekildi. Atıf Yılmaz'ın yönettiği yapım, duygusal bir aşk hikâyesini tarihî bir atmosferle birleştiren bir dramdır ve Elazığ'da geçen filmler arasında sayılır. Yeşilçam'ın iki büyük ismi Türkân Şoray ile Fikret Hakan'ı başrolde buluşturan film, 1 Aralık 1972'de vizyona girmiştir; süresi 91 dakikadır.

Hikâye, iki gencin aşkı etrafında şekillenir. Memo (Fikret Hakan) meşhur bir çan ustasıdır; dere kenarında rastladığı değirmencinin kızı Cemo'ya (Türkân Şoray) âşık olur. Değirmenciye gidip kızıyla evlenmek istediğini söylediğinde şu şartla karşılaşır: Cemo ile evlenmek isteyen kişi, onu bir dövüşte yenmek zorundadır. Memo genç kadını yenerek evlenme hakkını kazanır, ama mutluluk kısa sürer; Cemo'yu kendine isteyen zalim Solikoğlu (Bilâl İnci) çiftin peşini bırakmaz. Kadroda ayrıca Cano rolünde Tuncer Necmioğlu, Osmanlı Paşası rolünde Mümtaz Ener, Memo'nun annesi rolünde Aliye Rona, Danyal Topatan (Haydaro), Melda Sözen (Senem) ve Muadelet Tibet (Fato Nine) yer alır.

Senaryoyu Ayşe Şasa yazmış, görüntü yönetmenliğini Çetin Tunca, müziği Yalçın Tura üstlenmiştir. Film, İrfan Ünal'ın yapımcılığında Akün Film imzasıyla çekilmiştir. Oyuncuların birçoğu seslendirmeyle konuşturulmuştur: Türkân Şoray'a Nevin Akkaya, Fikret Hakan'a Abdurrahman Palay ve Bilâl İnci'ye Can Kurt Toron Karacaoğlu ses vermiştir.

YönetmenAtıf Yılmaz
Yapım ŞirketiAkün Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Türkân Şoray ile Fikret Hakan'ı aynı karede görmek, Yeşilçam'ın en parlak günlerine dönmek gibi. Atıf Yılmaz, Kemal Bilbaşar'ın romanından yola çıkarak sevdayı, onuru ve zalime karşı direnmeyi sade bir dille anlatıyor. Cemo kolay boyun eğen bir kız değil; onunla evlenmek isteyen önce onu dövüşte yenmek zorunda. Yalçın Tura'nın müziği Elazığ'ın havasını filme taşıyor. Seslendirme usulü bugün kulağa yabancı gelebilir, ama Nevin Akkaya'nın sesiyle konuşan Şoray, o dönemin sinemasını bilenlere tanıdık bir duygu verir. Yürekli, toprak kokan bir aşk hikâyesi.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Cemo, Elazığ'da, bir Osmanlı paşasının da yer aldığı tarihî bir taşra dünyasında geçiyor. Kemal Bilbaşar'ın romanından gelen hikâye, kırsal Anadolu'da evliliğin, gücün ve onurun nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Değirmencinin, kızıyla evlenmek isteyenin onu dövüşte yenmesi şartı, kadını hem sınayan hem de güçlü kılan ilginç bir âdet gibi sunuluyor. Zalim Solikoğlu'nun çiftin peşini bırakmaması ise yerel güç sahiplerinin sıradan insanların hayatı üzerindeki baskısını anlatıyor. Film bu temaları romantik bir çerçevede işliyor; dönemin toplumsal gerçekliğini belgelemekten çok, onu bir halk hikâyesi tadında yorumluyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Atıf Yılmaz'ın Cemo'su, edebiyat uyarlamasıyla Yeşilçam melodramının kesiştiği bir noktada duruyor. Ayşe Şasa'nın senaryosu romanın tarihî dokusunu korumaya çalışıyor, Çetin Tunca'nın görüntüleri de taşra mekânlarına belirgin bir ağırlık kazandırıyor. Ne var ki dönemin yaygın seslendirme pratiği filmin en zayıf halkası: Şoray, Hakan ve İnci'nin başka seslerle konuşması, oyunculuklarla diyaloglar arasına görünmez bir mesafe koyuyor. Zalim Solikoğlu gibi baştan net çizilmiş bir kötü de dramatik gerilimi tanıdık bir kalıba yaslıyor. Yine de 91 dakikalık süre derli toplu, anlatı dağılmıyor ve Şoray'ın bakışlarındaki yoğunluk, sesten bağımsız olarak filmi taşımaya yetiyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar