Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak

Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak

Film · 2010 · 8 kişi

Ali İlhan, Türkiye-İtalya ortak yapımı komedi dramı Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak'ı 2010'da yazıp yönetti. Film İstanbul'da ve İtalya'nın Rimini kentinde çekilmiş, 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne seçilmiştir. Türkiye'de genel vizyona 2011 Şubat'ında girmiştir. Yaklaşık 110 dakika süren filmin yapımcıları Can Arca ile Elvan Arca'dır.

Merkezdeki isim, Sinyora Enrica'dır (Claudia Cardinale). Yıllar önce oğlunu da geride bırakıp giden kocasından sonra evine hiçbir erkeği sokmayan Enrica, bu tavrıyla çevresinde ün salmıştır. Boş odaları kız öğrencilere kiralar, ek iş olarak terzilik yapar ve bir pazarda çalışır. Yağmurlu bir gecede bir yanlış anlama yüzünden kapısına gelen Türk öğrenci Ekin (İsmail Hacıoğlu) için yıllardır sürdürdüğü bu kuralı bozar. Önce yabancıya kapısını açmak istemeyen Enrica, zamanla yalnızca evini değil, kilitli tuttuğu kalbini de ona açar. Dil okulu için İtalya'ya gelen Ekin'in hayatı değişir. Enrica'nın tek oğlu Giovanni'yi (Teoman Kumbaracıbaşı), babasının erken yaşta terk etmesi yüzünden sorunlu bir kişi olarak görürüz; onun annesine yaptığı haksızlıklar Ekin'de bir koruma duygusu uyandırır.

Fahriye Evcen genç Sinyora Enrica'yı, Lavinia Longhi Valentina'yı, Levent Can Francesco'yu canlandırır. Müzik Orhan Şallıel'indir.

YönetmenAli İlhan
Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Claudia Cardinale'yi bir Türk filminde, yıllarca kapısını erkeklere kapalı tutmuş bir kadın olarak görmek başlı başına bir zevk. Sinyora Enrica'nın yağmurlu bir gecede kapısına gelen genç Ekin'e önce evini, sonra kalbini açması, eski filmlerimizin sevdiği o insani sıcaklığı taşıyor. İsmail Hacıoğlu içten, Fahriye Evcen'in genç Enrica'sı hikâyeye zarif bir geçmiş katıyor. Orhan Şallıel'in müziği de duygunun yanında duruyor. Ara ara duygusallığın dozu biraz artsa da gönlü güzel, insana iyi gelen bir film.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Ailece izlenebilecek, sakin ve sıcak bir film. Yalnız yaşayan bir kadınla genç bir öğrencinin dostluğu güzel anlatılıyor; birbirine iyi gelmek, kalbini açmak gibi temiz duygular var. Enrica'nın oğluyla yaşadığı sorunlar biraz ağır gelebilir. Temposu yavaş olduğu için küçük çocuklar sıkılabilir. Gençler ve büyükler daha çok sever; anneanne ya da babaanneyle izlemek için çok uygun.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, dil okulu için İtalya'ya giden bir Türk öğrencinin gözünden yurt dışında hayata tutunmanın ilk adımlarını ele alıyor. Ekin'in yabancılığı ile Enrica'nın yıllardır kendi kurallarıyla sürdürdüğü kapalı hayatı, iki farklı yalnızlık biçimi olarak yan yana duruyor. Kocası tarafından terk edilmiş, oda kiralayıp terzilik yaparak ve pazarda çalışarak ayakta kalan bir kadın portresi, Akdeniz toplumlarında kadının taşıdığı yükü düşündürüyor. İstanbul ve Rimini'de çekilen bir Türkiye-İtalya ortak yapımı olması da bu kültürel karşılaşmaya inandırıcılık katıyor. Ancak toplumsal katmanlar daha çok duygusal hikâyenin hizmetinde kalıyor; film derine inmeyi pek tercih etmiyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar