Snijeg

Snijeg

Film · 2008 · 5 kişi

Aida Begić, ilk uzun metrajlı filmi Snijeg'i (Türkiye'de Kar adıyla gösterilen, İngilizce adı Snow olan yapım) 2008'de çekti. Bosna Hersek, Fransa ve Almanya'nın ortak yapımı olan dram Boşnakça çekilmiştir ve yaklaşık 99 dakika sürer. Senaryoyu Begić, Elma Tataragić ile birlikte yazmıştır. Film, 61. Cannes Film Festivali'nde Uluslararası Eleştirmenler Haftası programında gösterildi ve bölümün ödülünü kazandı. Aynı yıl Bosna Hersek'in 81. Akademi Ödülleri'ndeki En İyi Yabancı Film adayı oldu, ancak kısa listeye giremedi. Türkiye'de 7 Kasım 2008'de gösterime girdi.

Hikâye, Yugoslavya'yı parçalayan iç savaşın bittiği, yaraların yavaş yavaş sarılmaya başladığı 1997'de, Slavno adlı savaştan zarar görmüş bir Bosna köyünde geçer. Köylüler hâlâ savaşın şokunu atlatamamıştır; aileleri öldürülmüş ve cesetleri hiç bulunamamıştır. Kendilerine sevdiklerinin var olmayı sürdürdüğü özel bir dünya yaratmış, köylerini farkında olmadan bir hayal dünyasına çevirmişlerdir. Kar tehdidi yaklaşırken genç kadın Alma (Zana Marjanović), hayatta kalabilecekleri, hatta zengin olabilecekleri bir yol bulduğunu düşünür. Ansızın ortaya çıkan iki iş adamı ise işleri iyice karıştırır.

Alma'yı Zana Marjanović canlandırır; Jasna Beri Nadija, Sadžida Šetić Jasmina, Emir Hadžihafizbegović ise Dedo rolündedir. Kadroda Jasmin Geljo da yer alır.

YönetmenAida Begić

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Bağlantısız isimlerin sitemizde henüz profili yok.

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Snow, savaşın bittiği ama yasın bitmediği bir anı anlatıyor. 1997'de geçen hikâye, sevdiklerinin cesetleri hiç bulunamamış insanların hayatlarını nasıl askıda yaşadığını gösteriyor; köylülerin kurduğu hayal dünyası, kapanmamış bir yaranın toplumsal karşılığı gibi. Ansızın ortaya çıkan iki iş adamı ise dışarıdan gelenlerin bu kırılgan düzeni nasıl sarsabileceğini hatırlatıyor. Bosna'nın yakın tarihini haber başlıklarından değil, bir köyün gündelik hayatından izlemek isteyenler için önemli bir film. Kayıp, bekleyiş ve yeniden ayağa kalkma üzerine düşünmek isteyenlere sessiz ama güçlü bir tanıklık sunuyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Aida Begić ilk filminde yası doğrudan göstermek yerine, köylülerin kurduğu hayal dünyası üzerinden anlatmayı seçiyor. Bu yaklaşım filme şiirsel bir ton kazandırıyor ve onu düz bir ağıt olmaktan kurtarıyor. Cannes'da Eleştirmenler Haftası ödülünü alması, bu cesur tercihin karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak gerçek ile hayal arasındaki çizginin bilinçli olarak bulanık bırakılması, bazı bölümlerde anlatıyı belirsizleştiriyor; şiirsel mesafe, yer yer karakterleri birer simgeye dönüştürme riskini de taşıyor. Sabırlı bir izleyiciden çok şey isteyen, ama karşılığını veren bir ilk film.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film ağır bir konuyu işliyor: Savaşta ailelerini kaybetmiş, sevdiklerinin cesetlerini bile bulamamış insanlar. Savaşın kendisinden çok sonrasını anlatıyor, ama küçük çocuklar için yine de fazla ağır ve yavaş. Liseli gençlerle izlenirse yakın tarih üzerine konuşmak için iyi bir fırsat olabilir. Hafif bir aile akşamı arayanlara göre değil.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar