Paris Memories

Revoir Paris

Film · 2022 · 6 kişi

2022'de çekilen Fransız draması Paris Memories (Fransızca özgün adı Revoir Paris), Alice Winocour'un hem yazıp hem yönettiği bir filmdir. Konusu bir terör saldırısından sağ kurtulmuş bir kadının travmayla başa çıkma çabasıdır; film bunu belleğin parçalarını tek tek yerine koyan bir anlatımla işler. Diyaloglarda Fransızca ile birlikte İngilizce de kullanılır. Film, 21 Mayıs 2022'deki dünya prömiyerini Cannes Film Festivali'nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yaptı ve Türkiye'de 21 Temmuz 2023'te sinemalara geldi.

Hikâye, bir sonbahar akşamı Paris'te bir restorana giden çevirmen Mia'nın o gece saldırıya uğramasıyla başlar. Aradan üç ay geçmiştir, ama Mia hâlâ yaşadığı şokun içindedir ve olanlardan geriye yalnızca bölük pörçük görüntüler kalmıştır. Eski hayatına dönmek isteyen kadın, olayın ayrıntılarını ve diğer mağdurları araştırarak anılarını yeniden birleştirmeye girişir. Mia'yı Virginie Efira canlandırır; Thomas rolünde Benoît Magimel, Vincent rolünde Grégoire Colin, Sara rolünde Maya Sansa görülür. Amadou Mbow, Nastya Golubeva, Anne-Lise Heimburger, Sofia Lesaffre ve Clarisse Makundul da kadrodadır.

Winocour senaryoyu Jean-Stéphane Bron ve Marcia Romano ile birlikte kaleme aldı; filmin yapımcısı Dharamsala'dır. Yaklaşık bir saat kırk beş dakikalık yapım, ertesi yıl 48. César Ödülleri'nde Virginie Efira'ya En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirdi.

YönetmenAlice Winocour
Yapım ŞirketiDharamsala

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Grégoire Colin Grégoire Colin Sinema oyuncusu · 51 yaşında Virginie Efira Benoît Magimel Maya Sansa Amadou Mbow Nastya Golubeva Carax

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Winocour'un en akıllıca kararı, saldırıyı bir gerilim sahnesi gibi değil, belleğin dağınık parçaları gibi kurmak. Anlatı Mia'nın zihnindeki boşluklarla birlikte ilerledikçe seyirci de olayın kendisinden çok eksik kalan anlara yöneliyor; bu, travmayı bir gösteriye çevirme tuzağından uzak durmanın zarif bir yolu. Riskli tarafı ise yapının ta kendisi: parçaları birer birer yerine koymaya dayanan bir kurgu, ilerleyen bölümlerde tekrara düşmeye ve duygusal etkiyi seyreltmeye açık. Böyle bir yapıda yükün büyük kısmı merkezdeki oyuncuya kalır; Efira'nın bu performansla César kazanmış olması, filmin o yükü taşıyabilecek birine emanet edildiğini gösteriyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, terörü bir haber başlığı olmaktan çıkarıp saldırıdan sonra geriye kalan hayatlara bakıyor; bence asıl değeri de burada. Mia'nın o gece orada bulunan diğer mağdurların izini sürmesi, ortak bir yaranın birbirine yabancı insanları nasıl bir topluluğa dönüştürebileceği sorusunu açıyor. Kahramanın bir çevirmen olması da tesadüf gibi durmuyor: başkalarının sözlerini aktarmayı meslek edinmiş biri, şimdi kendi yaşadığını anlatacak kelimeleri arıyor. Diyaloglarda Fransızcanın yanında İngilizcenin de bulunması, kozmopolit bir şehrin karışık dokusunu yansıtıyor. Şiddetin bireyler üzerindeki uzun soluklu izini merak edenler için ölçülü bir çalışma.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Konu ağır: bir terör saldırısı ve sonrasında yaşanan travma. Bu yüzden küçük çocuklarla izlenecek bir film değil. Hızlı bir hikâye de beklemeyin; film daha çok bir kadının iç dünyasında, anılarını toparlama çabasında geziniyor. Yetişkinler ve konuyu kaldırabilecek büyük gençler için uygun. İzledikten sonra konuşmaya ihtiyaç duyulabilecek bir yapım; evde bunu göze alarak açmak gerek.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar