Nar

Nar

Film · 2011 · 7 kişi

Ümit Ünal, 2011'de çektiği Türk dram ve gerilim filmi Nar'ı kendisi yazdı ve yönetti. Yalnızca on beş günde çekilen film, 23 Aralık 2011'de gösterime girdi ve on hafta vizyonda kaldı. Bu sürede 8.588 kişi tarafından izlendi ve 83.702 TL hasılat yaptı. Yaklaşık 81 dakika süren yapım, o yıl Antalya Altın Portakal'da yarıştı; yönetmenin festivaldeki sonuca yönelik protestosu da filmin daha geniş kesimlerce duyulmasına yol açtı.

Hikâye, kendi adaletinin peşine düşen bir kadının çevresinde kurulur. Dört farklı inanıştan, birbirinden farklı insanın hayatı aynı evin içinde, yarım gün gibi çok kısa bir sürede tek bir öykü etrafında kesişir. Filmin merkezinde insanın hayatındaki başka insanlara duyduğu güven, karşılıklı inanç ve adalet duygusunun sorgulanması vardır. Başrollerde Serra Yılmaz, Erdem Akakçe, İdil Fırat ve İrem Altuğ yer alır; Şükran Ovalı, Mahir İpek ve Ayla Arslancan da kadrodadır. Film, Türk sinemasında lezbiyen kadın karakterleri başrole taşıyan ve olay örgüsünü onlar üzerinden yürüten az sayıdaki yapımdan biridir; Düş Gezginleri (1992) ile İki Genç Kız (2005) de bu gruba girer.

Ünal filmi anlatırken insanları bir narın taneleri gibi görür: hem çok benzer hem çok farklıdırlar, ama açılmamış bir bütün gibi de dururlar. Bağlar kopup kabuk çatladığında taneler etrafa saçılır. Bir eleştirmen Nar'ı yönetmenin kişisel filmleri 9 ve Ara'ya kardeş gibi bulur.

YönetmenÜmit Ünal
Nar

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Ümit Ünal'ın on beş günde çektiği Nar, kısıtı biçime dönüştürmeye çalışan bir oda filmi. Dört farklı inanıştan insanı tek bir evde, yarım güne sığan bir zaman diliminde buluşturmak, senaryoya klasik bir birlik disiplini getiriyor; gerilim de bu sıkışmışlıktan doğuyor. Serra Yılmaz başta olmak üzere oyuncular, sınırlı mekânda yükü omuzlamayı biliyor. Yönetmenin nar benzetmesi filme güçlü bir imge veriyor. Ancak bu kadar sıkıştırılmış bir yapı, karakterlerin derinleşmesine her zaman yeterli alan bırakmıyor; yer yer fikir, insanın önüne geçiyor. Yine de güven ve adalet sorusunu seksen bir dakikada bu yoğunlukla işleyen film az. Bir eleştirmenin Nar'ı yönetmenin 9 ve Ara filmlerine akraba bulması da yerinde bir tespit.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film çocuklarla ya da büyüklerle birlikte oturup izlenecek türden değil. Adalet arayışı, güven ve inanç gibi ağır konuları işliyor, gerilim de hiç eksik olmuyor. Konusu ve karakterleri yetişkin bir izleyiciye hitap ediyor. Süresi kısa, seksen bir dakika, ama yükü ağır. Bence evdeki küçükler yattıktan sonra yetişkinlerin kendi aralarında izleyip konuşacağı bir film.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Nar'ın en dikkat çekici yanı, dört farklı inanıştan insanı aynı çatı altına toplayıp güven ve adalet duygusunu bu küçük toplulukta sınaması. Ev burada bir toplum modeline dönüşüyor: Ünal'ın benzetmesindeki nar taneleri gibi hem çok benzer hem çok farklı insanlar, bağlar koptuğunda dağılıyor. Film, lezbiyen kadın karakterleri başrole taşıyan ve hikâyeyi onlar üzerinden kuran az sayıdaki Türk yapımından biri; Düş Gezginleri ve İki Genç Kız ile birlikte anılması bu açıdan anlamlı. On haftalık vizyonda 8.500'ü biraz aşan seyirciye ulaşabilmiş olması ise böyle hikâyelerin salonlarda ne kadar dar bir alana sıkıştığını düşündürüyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar