İnsanları Seveceksin

İnsanları Seveceksin

Film · 1979 · 4 kişi

İnsanları Seveceksin, yönetmenliğini Melih Gülgen'in üstlendiği Türkiye-İtalya ortak yapımı bir filmdir. Senaryosunu Erdoğan Tünaş kaleme almış, yapımcılığını Gülgen Film adına yine Melih Gülgen üstlenmiştir. Görüntü yönetmenliğini Salih Dikişçi'nin, müziklerini İtalyan besteci Paolo Ormi'nin yaptığı renkli filmin süresi 87 dakikadır. Kaynaklarda yapım yılı 1978, vizyon tarihi ise 1 Şubat 1979 olarak geçer.

Film, yoksul bir hamalın oğlu olan Halil'in öyküsünü anlatır. Babasını kaybeden Halil, annesi Nazlı ve kardeşi Yalçın ile yaşadıkları gecekondu hayatının yükünü omuzlamak için okulu bırakıp çalışmaya başlar. Çalıştığı iş yerinin sahibi bir cinayet işleyince suçu üstlenmesini ister; karşılığında ailesine bakacağına söz verir. Bu fedakârlığı kabul eden Halil, zamanla tanınmış bir kabadayıya dönüşür. Kardeşi ise ağabeyinin gerçek hayatından habersiz okumaya devam ederek savcı olur ve kader iki kardeşi karşı karşıya getirir.

Macera, dram ve polisiye öğelerini birlikte kullanan filmin başrolünde Halil karakteriyle Cüneyt Arkın yer alır. İtalyan oyuncu Gloria Piedimonte'nin de rol aldığı kadroda Şükriye Atav, Sevda Karaca, Süheyl Eğriboz, Yadigar Ejder, Hüseyin Peyda ve Ekrem Dümer gibi isimler bulunur. Hikâyenin İstanbul ile Roma arasında kurduğu bağ, yapımın ortak yapım kimliğiyle de örtüşür.

YönetmenMelih Gülgen
Yapım ŞirketiGülgen Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Kurulum güçlü: ağabey kabadayı, kardeş savcı ve kader ikisini karşı karşıya getiriyor. Bu çatışma filmin asıl gerilim kaynağı. Cüneyt Arkın, Halil olarak sert adam rolüne tam oturuyor. Ama hikâyenin yükünü macera kadar dram da taşıyor; aksiyon bekleyen biri için gecekondu ve fedakârlık bölümleri yavaş gelebilir. Seksen yedi dakika kısa bir süre, yine de sabır isteyen anlar var.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, yoksul bir hamalın oğlunun gecekonduda geçen hayatı üzerinden 1970'lerin sonundaki Türkiye'nin sınıf meselesine dokunuyor. Halil'in okulu bırakıp ailesini geçindirmek zorunda kalması ve patronunun suçunu üstlenmesi, yoksulluğun insanı nasıl bir pazarlığa zorladığını gösteriyor. Aynı evden çıkan iki kardeşten birinin kabadayı, diğerinin savcı olması, eğitimin hayatları nasıl ayırdığını keskin bir karşıtlıkla anlatıyor. Ancak anlatı, bu toplumsal soruyu daha çok kader ve fedakârlık melodramı üzerinden kurmaya yatkın. İstanbul ile Roma arasındaki bağ ise yapımın ortak yapım kimliğinin bir yansıması.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film bir ağabeyin kardeşi için yaptığı fedakârlığı anlatıyor; aile bağları güçlü. Ama hikâyede cinayet, suç ve kabadayılık dünyası da var. Polisiye ve macera sahneleri küçük çocuklar için ağır olabilir. Gençler ve yetişkinler için ise iki kardeşin hikâyesi düşündürücü. Annesine ve kardeşine bakmak için okulu bırakan Halil, evin büyüklerine de dokunacaktır.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar