Erkekçe

Erkekçe

Film · 1983 · 5 kişi

Macera, komedi ve polisiye ögelerini bir araya getiren Türk filmi Erkekçe, 1983'te çekildi. Yönetmenliğini ve senaryosunu Çetin İnanç üstlenmiştir. Renkli ve 35 mm çekilen film 79 dakika sürer; tür olarak aksiyon komedisi ve slapstick çizgisinde de anılır.

Hikâye, eski ortağının intikamını almaya çalışan bir kabadayının başından geçenleri anlatır. Ünlü mafya babası Hulusi bir cinayete kurban gidince yeraltı dünyasında büyük bir öfke yükselir. Mafyada yeni liderin kim olacağı tartışılırken Hulusi'nin vasiyeti ortaya çıkar: tüm malvarlığını Gırgır Ali'ye bırakmıştır, ama bir koşulla. Ali katili bir hafta içinde bulamazsa, servetin tamamı Hulusi'nin vekili Avukat İhsan'a kalacaktır. Gırgır Ali'yi Cüneyt Arkın canlandırır; Ali Şen Beybaba'yı, Necla Fide Gönül'ü, Aydın Haberdar Aydın'ı, Hüseyin Peyda Avukat İhsan'ı, Nilgün Saraylı Yaprak'ı oynar. Kadroda ayrıca Nuri Kırgeç, Oktar Durukan (Hulusi) ve Mehmet Samsa (Cafer) vardır.

Yapımcılığı Mehmet Karahafız'ın, yapım şirketi Anıt Film'in; görüntü yönetmenliği Sedat Ülker'indir. Filmde birçok oyuncu seslendirmeyle duyulur; örneğin Cüneyt Arkın'a Abdurrahman Palay, Ali Şen'e Timuçin Caymaz ses vermiştir. Film, Cüneyt Arkın ile Çetin İnanç'ın birçok ortak çalışmasından biridir.

YönetmenÇetin İnanç
Yapım ŞirketiAnıt Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Cüneyt Arkın, bir haftalık süre, bir mafya babasının serveti ve bulunması gereken bir katil: kurulum gayet iyi, saat baştan işlemeye başlıyor. 79 dakika olduğu için oyalanmıyor, sahneden sahneye hızla geçiyor. Yalnız slapstick tarafı ağır basıyor; gerilim tam yükselecekken araya giren şaklabanlıklar temposu bölebiliyor. Arkın'ı aksiyonda görmek isteyene keyifli, ciddi bir polisiye bekleyene fazla gevşek.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Cüneyt Arkın'ı Gırgır Ali adıyla, komedi ve slapstick çizgisinde bir filmde görmek başlı başına bir merak konusu; Ali Şen'in Beybaba'sı da tanıdık bir sıcaklık taşıyor. Ne var ki dansözünden simitçisine uzanan tipler kalabalığı ve gürültülü, kaba saba mizah bana göre değil. Bir vasiyetle başlayan bu hikâye daha incelikli işlense hoş bir kara komedi çıkabilirmiş. Abdurrahman Palay'ın sesiyle konuşan Arkın ise dönemin seslendirme geleneğini ve eski günlerin havasını hatırlatıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Erkekçe, Çetin İnanç'ın hem yazıp hem yönettiği ve Arkın'la yaptığı pek çok ortak çalışmadan biri; macerayı, polisiyeyi ve komediyi aynı çatı altında tutma iddiası taşıyor. Vasiyet ve bir haftalık süre aslında sağlam bir zaman kilidi kuruyor, ancak slapstick ağırlığı bu yapıyı gerilimden çok gaglere yaslıyor. Dansöz, komiser, polis, simitçi gibi tipler karakterden çok mizah malzemesi olarak işlev görüyor. 79 dakikalık süre anlatının dağınıklığını bir ölçüde affettiriyor. Seslendirmeyle duyulan oyuncular dönem sinemasının bilinen bir özelliği; ses ile oyunculuk arasındaki mesafe burada komedinin zamanlamasını da etkiliyor. Arkın ve İnanç ortaklığını merak edenler için bir inceleme nesnesi, bütünlüklü bir film arayan için zayıf bir halka.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar