Çalınan Buseler

Çalınan Buseler

Film · 1968 · 4 kişi

François Truffaut, Fransız Yeni Dalgası içinde anılan romantik komedi dramı Çalınan Buseler'i (özgün adıyla Baisers volés) 1968'de çekti. Truffaut'nun beş filmlik Antoine Doinel döngüsünün üçüncüsüdür; karakter daha önce The 400 Blows (1959) ve kısa film Antoine and Colette (1962) ile anlatılmış, sonra Bed & Board (1970) ve Love on the Run (1979) ile sürmüştür. Film Louis Delluc Ödülü, Büyük Fransız Sinema Ödülü ve Méliès Ödülü'nü toplamış, 1969'da Oscar ve Altın Küre'ye aday gösterilmiştir.

Ordudan atılan Antoine Doinel (Jean-Pierre Léaud) Paris'te iş ve sevgi arar. Christine Darbon'a (Claude Jade) aşık olur; Bay Darbon'u Daniel Ceccaldi oynar. Otelde gece bekçiliği yaparken, iki adamın bir kadın konuğun odasına girmek istemesiyle çıkan olay yüzünden işini kaybeder ve özel dedektiflik bürosuna girer. Müşterilerden Georges Tabard'ın (Michael Lonsdale) eşi Fabienne (Delphine Seyrig) ile tanışması hayatını altüst eder. Hikâyenin Balzac'ın Le Lys dans la vallée romanından esinlendiği belirtilir.

Senaryoyu Truffaut, Claude de Givray ve Bernard Revon yazmış, yapımcılığı Truffaut ile Marcel Berbert üstlenmiştir. Görüntü yönetmeni Denys Clerval, bestecisi Antoine Duhamel'dir; bütçe yaklaşık 350.000 dolardır. Başlık Charles Trenet'nin "Que reste-t-il de nos amours ?" şarkısından gelir. Açılışta Cinémathèque Française'in kilitli kapıları görünür; bu, kurum başkanının hükümetçe görevden alındığı Langlois Olayı'na göndermedir.

YönetmenFrançois Truffaut
Yapım ŞirketiLes Films du Carrosse

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Truffaut'nun Antoine Doinel döngüsünün üçüncü halkası, The 400 Blows'un acısını hafif, neredeyse dağınık görünen bir zarafete dönüştürüyor. Film bilinçli olarak gevşek, epizodik bir yapıyla ilerliyor: gece bekçiliği, dedektif bürosu ve aşk kararsızlıkları birbirine sıkı bir nedensellikle değil, Antoine'ın savrulmasıyla bağlanıyor. Jean-Pierre Léaud'nun ürkek, aceleci enerjisi bu yapıyı taşıyan asıl unsur; Delphine Seyrig ise filmin tonunu değiştiren bir ağırlık getiriyor. Açılıştaki kilitli Cinémathèque kapıları, kişisel bir hikâyeyi sinema tarihine iliştiren zarif bir not. Bazı izleyiciler dramatik gerilimin azlığını eksiklik sayabilir; bana kalırsa bu hafiflik, Yeni Dalga'nın en olgun hâllerinden biri.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Çalınan Buseler, 1968 Fransa'sının çalkantılı havasını doğrudan anlatmıyor ama ondan bütünüyle bağımsız da değil. Açılışta görünen kilitli Cinémathèque Française kapıları, kurum başkanının hükümetçe görevden alındığı Langlois Olayı'na açık bir gönderme. Bunun dışında film, ordudan atılmış, iş ve sevgi arayan bir genç adamın kentte tutunma çabasına odaklanıyor; gece bekçiliğinden dedektifliğe uzanan işler, dönemin gençliğinin istikrarsız çalışma hayatına dair küçük bir gözlem gibi okunabilir. Fabienne'le karşılaşmanın yarattığı sarsıntı ise Balzac esinli hikâyede kuşak ve konum farkını hafifçe hissettiriyor. Politik bir film beklemeyin; dönemin ruhunu kenarlardan yakalayan bir çalışma.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Dedektif bürosu lafını duyan biraz takip, biraz gerilim bekler; film ise bambaşka bir yere gidiyor. Burada mesele bir suç değil, Antoine'ın hayatta yolunu bulmaya çalışması. Tempo yavaş, sahneler sohbetler ve küçük anlarla dolu. Hız ve heyecan arayan biri için zorlayıcı olabilir. Neyse ki 87 dakika, fazla uzamıyor. Bunu sanat filmi sevenlere bırakıyorum.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar