Zifaf

Zifaf

Film · 1983 · 15 kişi

Duygusal bir aşk üçgeni anlatan Zifaf, Orhan Aksoy'un 1983'te yönettiği bir Türk dram filmidir. Senaryoyu Erdoğan Tünaş yazmıştır. Yapımcılığı Berker İnanoğlu ile Adnan İrkut üstlenmiş, yapım şirketi Sezer Film olmuştur. Renkli ve 35 mm çekilen film yaklaşık 86 dakika sürer. Başrolde Ahu Tuğba vardır.

Ünlü fotomodel Çağla, aynı ajansta çalıştığı sevgilisi Kenan'la evlilik hazırlığı yapmaktadır. İkisi iş gereği bir fotoğraf çekimi için il dışına çıkar. Çekimin yapılacağı yatın sahibiyle çekim ekibi arasında tatsız bir olay yaşanır. Yatın sahibi, ülkenin sayılı milyonerlerinden Tekin Haznedar'dır. Tekin, bu olay sırasında Çağla'yı görür ve tesadüf kısa sürede aşka dönüşür. Ancak aşkına karşılık bulamayınca Kenan'ı bir iş bahanesiyle şehirden uzaklaştırır. Çağla gerçeği öğrense de Kenan'a olan sevgisinden vazgeçmez. Hikâyede manken defileleri, evlilik, kıskançlık ve bir mahkeme süreci öne çıkar.

Çağla'yı Ahu Tuğba, Tekin Haznedar'ı Salih Güney, Kenan'ı Faruk Peker canlandırır. Şemsi İnkaya fotoğrafçı Erol'u, Nubar Terziyan Kenan'ın babası Tahir'i, Nevzat Okçugil ise annesini oynar. Kadroda Orhan Alkan, Turgut Özatay ve Renan Fosforoğlu da vardır. Görüntü yönetmeni Çetin Gürtop'tur. Dönemin dublaj uygulaması gereği Ahu Tuğba'yı Jeyan Mahfi Tözüm, Salih Güney'i Abdurrahman Palay seslendirmiştir.

YönetmenOrhan Aksoy
Yapım ŞirketiSezer Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Zifaf, seksenlerin başında Yeşilçam melodramının hâlâ ne kadar sevildiğini gösteren tipik bir örnek: ünlü bir manken, sevdiği nişanlısı ve araya giren bir milyoner. Ahu Tuğba'nın parladığı yılların havası taşıyor; Jeyan Mahfi Tözüm'ün sesi de o dönemin seyircisine tanıdık bir sıcaklık sunuyor. Ne var ki kıskançlık, entrika ve mahkeme gibi unsurlar ustalarımızın daha incelikli işlerinin yanında biraz aceleyle istiflenmiş duruyor. Gönül yine de o devrin samimiyetini özlüyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Erdoğan Tünaş'ın senaryosu, Yeşilçam'ın aşk üçgeni kalıbını neredeyse ders kitabı düzeninde uyguluyor: tesadüfi karşılaşma, güçlü ve varlıklı rakip, sevgiliyi şehirden uzaklaştıran bir hile, ardından kıskançlık ve mahkemeye uzanan bir düğüm. Bu formül seyirciyi rahat ettirse de karakterlere psikolojik derinlik kazandırma fırsatını ortadan kaldırıyor; Tekin Haznedar daha çok olay örgüsünü ilerleten bir işlev olarak kalıyor. Dönemin standart uygulaması olan dublaj da oyuncu performanslarını ses ve beden arasında bölüyor, oyunculuğu değerlendirmeyi zorlaştırıyor. Yat ve moda dünyası gibi mekânlar filme bir parlaklık katmayı amaçlasa da anlatı ritmi tanıdık izlerden ayrılmıyor. Türün meraklıları için dönem belgesi, diğerleri için öngörülebilir bir melodram.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Yetişkin bir aşk üçgeni etrafında dönen klasik bir melodram. Kıskançlık, hile ve mahkeme süreci var; konular çocuklara göre değil, onların ilgisini de pek çekmez. Eski Türk filmlerini seven büyükler için keyifli bir akşam olabilir. Gençlerle izlenecekse, hikâyenin ağır duygusal bir dram olduğunu bilmek yeterli.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar