The Tenant
Foto: Wikimedia Commons · CC BY 4.0

Le Locataire

Film · 1976 · 3 kişi

Roman Polanski'nin yönetip başrolünde de oynadığı Fransız psikolojik gerilim filmi Kiracı (Le Locataire, İngilizce adıyla The Tenant), 1976'da çekildi. Yaklaşık iki saatlik yapım, Polanski'nin "Apartman Üçlemesi"nin Repulsion (1965) ve Rosemary'nin Bebeği (1968) sonrasındaki son halkasıdır. Başlangıçta eleştirmenlerden çok olumsuz tepki aldı; zamanla kült bir klasik sayılmaya başladı. Fransa'da 534.637 kişi tarafından izlendi.

Hikâye Paris'te geçer. Polonyalı göçmen Trelkovsky, intihar girişiminde pencereden atlayıp komaya giren Simone'un boşalttığı daireyi kiralar. Simone'yi hastanede ziyaret eder, genç kadın ölünce de onu takıntı edinir; apartmandaki tuhaf olaylar akıl sağlığını yavaş yavaş aşındırırken kendini selefinin sürüklendiği uçurumun kıyısında bulur. Trelkovsky'yi Polanski canlandırır. Isabelle Adjani Stella'yı, Melvyn Douglas Mr Zy'yi, Shelley Winters kapıcıyı oynar; Jo Van Fleet, Bernard Fresson, Lila Kedrova ve Claude Dauphin de kadrodadır.

Senaryo Roland Topor'un 1964 tarihli romanı Le Locataire chimérique'ten uyarlanmış, Polanski ile Gérard Brach'ın altı haftada yazdığı bir metindir. Müziği Philippe Sarde yaptı. Film 24 Mayıs 1976'da Cannes'da Altın Palmiye için yarıştı. Eleştirmenler atmosferini Don't Look Now (1973) ve The Shining (1980) ile karşılaştırır, Kafka'nın etkisini görür; Fight Club (1999) gibi sonraki yapımlar üzerinde de etkili olduğu söylenir.

YönetmenRoman Polanski

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Polanski'nin Apartman Üçlemesi'ni kapatan Kiracı, Repulsion ve Rosemary'nin Bebeği'nin kurduğu kapalı mekân tedirginliğini en uç noktasına taşıyor. Yönetmenin Trelkovsky'yi bizzat oynaması filme tuhaf bir yakınlık katıyor; kamera ile karakter arasındaki mesafe giderek siliniyor ve Paris'teki daire bir zihnin iç mekânına dönüşüyor. Philippe Sarde'ın müziği bu huzursuzluğu sessizce besliyor. İlk eleştirilerin bu kadar sert olması bugünden bakınca anlaşılır: film rahatlatıcı bir gerilim kurmuyor, kesin cevaplar da vermiyor. Kafka etkisinden söz edilmesi ve zamanla kült sayılması boşuna değil. Ancak ilk yarıdaki ağır tempo ve kendini tekrar eden kimi durumlar, sabırsız bir izleyicinin dikkatini kolayca dağıtabilir.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Psikolojik gerilim deyince hızlı tempo bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Kiracı yavaş ısınan, tansiyonu patlamalarla değil tedirginlikle kuran bir film. Apartmandaki tuhaf olaylar insanı gerçekten geriyor, ama oraya varmak için sabır lazım. İki saat bu ritim için biraz uzun. Yine de sonraki filmleri etkilediği söyleniyorsa bir kere izlemeye değer.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film aile izlemesine uygun değil. Hikâye bir intihar girişimiyle açılıyor ve bir adamın akıl sağlığını yavaş yavaş kaybetmesini anlatıyor. Asıl ağırlık, insanın içini daraltan bir tedirginlikte. Çocuklar ve gençler için fazla ağır, büyükler için de rahatsız edici olabilir. Psikolojik gerilimden hoşlanan yetişkinler kendi başlarına izlemeli.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar