İsyan

İsyan

Film · 1979 · 10 kişi

İsyan, 1979'da çekilmiş, renkli ve 35 mm bir Türk filmi; türü dram ve duygusal olarak geçer. Sınır boyunca uzanan kaçakçılık düzeninde, yedi köyü elinde tutan bir ağanın zulmüne karşı gençlerin ve köylünün başkaldırışını anlatır. Yönetmen Orhan Aksoy, senaryo Sadık Şendil'e ait. Film 83 dakika sürer ve yapımı Arzu Film üstlenmiştir.

Olaylar mayın döşeli bir sınır bölgesinde geçer. Ağa'yı Erol Taş oynar ve geçimini kaçakçılıktan sağlar. Genç Apo'nun babası Memo (Reha Yurdakul), ağanın kaçakçısı olarak çalışırken mayına basıp ölür; aile ağadan korktuğu için cenazeye bile sahip çıkamaz. Apo'yu Kadir İnanır canlandırır. Apo, köylü Şahan'ın (İhsan Yüce) kızı Ayno'ya (Melike Zobu) gizli gizli âşıktır. Başlık parasını denkleştirmek için ağadan kaçağa gitmek ister, ama ağa asi gençten kurtulmanın yolunu kaçak sırasında görür. Ağanın oğlu Şeyhmuz da (Hakan Bahadır) Ayno'yu beğenince töre, cinsel iktidar ve namus üzerine kurulu acı bir zincir başlar. Kadroda ayrıca Güler Ökten ile Sabahat Işık yer alır. Hesaplaşma, jandarmanın ve köylünün de yer aldığı bir cenaze ile mayınlı tarla sahnelerine uzanır.

Müziği Ali Rıza Binboğa, görüntü yönetimi Ertunç Şenkay'a, yapımcılığı Nahit Ataman'a ait. Film, ağalık düzeni ile töre baskısının köylüyü nasıl ezdiğini gösterir.

YönetmenOrhan Aksoy
Yapım ŞirketiArzu Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

İsyan, Yeşilçam'ın ağa zulmüne karşı başkaldıran köylü delikanlı hikâyelerinin tanıdık ama içten bir örneği. Erol Taş'ın ağa, Kadir İnanır'ın sevdası ile onuru arasında sıkışmış bir genç olarak karşımıza çıkması, o yılların seyircisine hikâyenin nereye uzanacağını baştan sezdiren bir eşleşme. Kalıp bir anlatı olduğu doğru; ama bu kalıbın içinde gizli bir sevda, bir babanın kaybı ve haksızlığa boyun eğmeyen bir yürek var. Bugünün sinemasında eksikliğini çektiğimiz şey de belki tam bu: iyiyle kötünün açıkça ayrıldığı, ahlaki pusulası şaşmayan bir hikâye.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, ağalık düzenini yalnızca bir adamın zorbalığı olarak değil, bir ekonomik bağımlılık ağı olarak gösterdiği yerde güçleniyor. Yedi köyün geçimi sınır kaçakçılığına bağlı; mayınlı arazide ölen bir babanın cenazesine ailenin korkudan sahip çıkamaması, bu düzenin insanları ne kadar sessizleştirdiğini tek bir ayrıntıyla anlatıyor. Başlık parası için kaçakçılığa gitmek zorunda kalan bir genç de geleneğin ve yoksulluğun birbirini nasıl beslediğini gösteriyor. Yetmişlerin sonunda bu konuların perdeye taşınması dikkate değer; yine de film, töreyi derinlemesine sorgulamaktan çok iyi ile kötü arasındaki çatışmaya yaslanıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Sadık Şendil'in senaryosu ağa, aşk üçgeni, töre ve namus gibi dönemin köy dramlarından tanıdık parçaları hızla dizip hepsini tek bir olay zincirine bağlıyor. Filmin kısa tutulması anlatıya bir sıkılık kazandırıyor ama karakterlerin derinleşmesine pek alan bırakmıyor: Ağa baştan sona kötülüğün, Apo da direnişin temsilcisi olarak kalıyor, ikisi de bir iç çelişki taşımıyor. Ağanın oğlunun da Ayno'ya göz koymasıyla gelen rekabet, gerilimi artırmak için kullanılan bilindik bir formül. Mayınlı sınır bölgesi ise filmin en özgün fikri; tehlikeyi coğrafyanın kendisine yerleştiren bu tercih, bence daha cesur bir anlatıyı hak ediyordu.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar