Çölde Kutup Ayısı

Çölde Kutup Ayısı

Film · 2009 · 15 kişi

Felix van Groeningen, 2009'da Belçika-Hollanda ortak yapımı bir komedi-drama olan Çölde Kutup Ayısı'nı (Felemenkçe: De helaasheid der dingen) yönetti. Film, Belçikalı yazar Dimitri Verhulst'un 2006'da yayımlanan yarı otobiyografik romanından beyaz perdeye uyarlanmıştır.

Hikâye, küçük bir kasabada yoksul babası, üç amcası ve büyükannesiyle aynı evi paylaşan on üç yaşındaki Gunther'in sancılı büyüme öyküsünü izler. Strobbe ailesinin günlük yaşamı alkol, kadınlar, uygunsuzluk ve tembellikle iç içedir; evde düzeni ayakta tutan tek kişi büyükanne gibi görünür. Bu ortamda yetişen Gunther'in de aile büyüklerinin izinden gideceği varsayılır; film, gencin kendisine biçilen bu kaderden sıyrılıp sıyrılamayacağı sorusuna odaklanır.

Çekimleri Ocak 2008'de başlayan yapım, 2009 Cannes Film Festivali'nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümüne seçildi ve orada Prix Art et Essai ödülünü kazandı. İstanbul Film Festivali Uluslararası Yarışma'da En İyi Film seçilen film, Belçika'nın Oscar aday adayı oldu. Kadroda Kenneth Vanbaeden, Johan Heldenbergh, Koen De Graeve, Wouter Hendrickx, Valentijn Dhaenens, Bert Haelvoet ve Gilda De Bal yer alır.

YönetmenFelix van Groeningen
Yapım ŞirketiIDTV

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Bağlantısız isimlerin sitemizde henüz profili yok.

Johan Heldenbergh Johan Heldenbergh Oyuncu · 59 yaşında Pieter 'Breejen' Strobbe Charlotte Vandermeersch Charlotte Vandermeersch Oyuncu · 42 yaşında Konijn Koen De Graeve Robbie Cleiren Wouter Hendrickx Kenneth Vanbaeden Valentijn Dhaenens Bert Haelvoet Gilda de Bal Natali Broods Pauline Grossen Jos Geens Sara De Bosschere Lynn Van Royen Sachli Gholamalizad

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Van Groeningen'in asıl başarısı, sefaleti ne süslemesi ne de acındırma malzemesine çevirmesi. Strobbe evindeki kaba neşe ile çocuğun önüne çizilmiş dar kader aynı karede duruyor; komediyle dram arasındaki geçişler zorlama durmuyor. Yarı otobiyografik bir romandan gelmesinin izleri de belli: anlatı tek bir büyük olaydan çok, birikmiş anların ağırlığıyla ilerliyor. Bu yapı herkese göre değil; sıkı bir olay örgüsü bekleyen izleyici, filmin yer yer yerinde saydığını düşünebilir. Yine de Cannes'da Yönetmenlerin On Beş Günü'ne seçilmesi ve İstanbul'da En İyi Film ödülü alması şaşırtıcı değil, çünkü bu tür bir filmde en zor iş tonu tutturmak.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, yoksulluğa yalnızca parasızlık olarak değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimi olarak bakıyor. Baba ve üç amcanın kurduğu erkek dünyasında içki, tembellik ve uygunsuzluk sıradanlaşmış; evi ayakta tutan ise büyükanne. Bu tablo, aile içindeki rol dağılımının ve toplumsal hareketliliğin önündeki görünmez engellerin keskin bir resmi. Hikâye Belçika'da küçük bir kasabada geçse de 'babası neyse oğlu da o olur' kabulü Türk izleyicisine hiç yabancı gelmeyecek. Sorduğu soru basit ama ağır: insan doğduğu evin kaderini değiştirebilir mi?

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Baş karakteri on üç yaşında bir çocuk diye bunu bir aile filmi sanmayın. Evin günlük hayatı içki, kadınlar ve uygunsuz davranışlarla dolu. Çocuklarla, hatta küçük gençlerle izlemek için uygun değil. Konusu ağır, mizahı da yetişkinlere göre. Yetişkinler içinse baba-oğul ilişkisi ve bir çocuğun geleceği üzerine düşündüren bir film.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar