Cirkus Columbia

Cirkus Columbia

Film · 2010 · 4 kişi

Bosnalı yönetmen Danis Tanović, Bosna-Hersek ve Fransa ortak yapımı dram-komedi filmi Cirkus Columbia'yı 2010'da çekti. Türkiye'de Güzel Bir Hayat Düşlerken adıyla 7 Ocak 2011'de gösterime girmiştir. Film, Hırvat kökenli Bosnalı yazar Ivica Đikić'in aynı adlı romanından uyarlanmıştır; senaryoyu Tanović, Đikić'le birlikte yazmıştır. Toronto'da ilk kez seyirciyle buluşan yapım, 67. Venedik Film Festivali'nde ve 2011 Trieste Film Festivali'nin açılışında gösterilmiş, Sarajevo Film Festivali'nde seyirci ödülünü almış, 2010 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film seçilmiştir. Bosna-Hersek'in Oscar yabancı dilde en iyi film adayı olmuş, ancak final listesine kalamamıştır.

Hikâye, Yugoslavya'nın dağılmasının ardından, savaştan hemen önce Hersek'te geçer. Almanya'da yirmi yıl süren sürgünden dönen Divko Buntić, genç sevgilisi, yepyeni bir Mercedes, bol parası ve uğur getirdiğine inandığı siyah kedisiyle köyüne gelir. Kedi kaybolunca işler karışır; sevgilisiyle sorunlar çıkar, kendisinden kopmuş oğluyla ilişkisi gerilir ve tüm kasaba kediyi bulana verilecek ödülün peşine düşer. Savaş yaklaşırken Divko yeni yenilenen evinde kalıp kalmamaya karar vermek zorundadır. Başrollerde Miki Manojlović (Divko), Mira Furlan, Boris Ler ve Jelena Stupljanin yer alır.

YönetmenDanis Tanović

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Danis Tanović, Cirkus Columbia'da savaşı doğrudan göstermek yerine yaklaşan gölgesini küçük bir kasabanın gündelik telaşına yerleştiriyor. Kayıp bir kedinin peşine düşen bütün bir kasaba, absürt ile trajik arasında gidip gelen ton için akıllıca seçilmiş bir merkez. Ivica Đikić'le birlikte yazılan senaryo hikâyeyi Divko'nun dönüşü etrafında topluyor; Miki Manojlović da bu dönüşün hem gösterişini hem kırılganlığını taşıyabilecek bir oyuncu. Ancak dram ile komedi arasındaki geçişler her zaman pürüzsüz değil; 113 dakikalık süre içinde sevgili ve oğulla ilgili yan çizgiler, ana gerilimi zaman zaman sulandırabiliyor. Antalya'daki En İyi Film ödülü ve Saraybosna'daki seyirci ödülü ise bu dengenin pek çok izleyiciyi ikna ettiğini gösteriyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Cirkus Columbia, Yugoslavya'nın dağılmasının ardından, savaşın hemen eşiğindeki Hersek'te geçiyor ve bu zamanlama her sahneye bir gölge düşürüyor. Almanya'da yirmi yıl süren sürgünden yepyeni bir Mercedes ve bol parayla dönen Divko, bölgenin tanıdık bir figürü: dışarıda kazandığını memlekette göstermek isteyen, ama geride kalanlarla bağı zayıflamış biri. Kendisinden kopmuş oğluyla gerilen ilişkisi, göçün aileler üzerinde bıraktığı izlere dair yalın bir gözlem. Tüm kasabanın bir ödül için kayıp kedinin peşine düşmesi ise bir toplumun, büyük bir çöküşün eşiğinde bile gündelik hesaplarla meşgul olabileceğini hatırlatıyor. Gurbetten dönüş teması Türk izleyicisine de yabancı gelmeyecektir.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Savaşın eşiğinde geçen bir film deyince gerilim bekliyordum, ama Cirkus Columbia başka bir yol seçiyor: kasabanın kayıp bir kedinin peşine düştüğü, sakin akan bir dram-komedi. Savaş daha çok ufukta bekleyen bir tehdit gibi duruyor. 113 dakika boyunca aile ve ilişki meseleleri öne çıkıyor, bu da tempo arayan biri için uzun bir seyir demek. Karakter odaklı, ağır akan filmleri seviyorsanız deneyin; aksiyon için değil.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar