Başka Dilde Aşk

Başka Dilde Aşk

Film · 2009 · 11 kişi

İlksen Başarır, Mert Fırat ile birlikte senaryosunu yazdığı Başka Dilde Aşk'ı 2009'da bir Türk dram filmi olarak yönetti. 18 Aralık 2009'da gösterime giren film, İstanbul'da çekilmiştir.

Hikâye, kürek takımından arkadaşı Vedat'ın doğum günü partisinde Zeynep'le tanışan Onur'un yaşamının değişmesiyle başlar. Kalabalık bir barda tek kelime etmeden geçirdikleri gecenin sonunda Zeynep, Onur'un işitme engelli olduğunu anlar; ancak bu durum onu uzaklaştırmaz. Konuşabildiği hâlde çevresindekilerin acıyan bakışları nedeniyle sessizliği tercih eden Onur ile babasının ihanetini öğrenip evi terk eden, birçok iş değiştirdikten sonra ağır koşullar altında bir çağrı merkezinde çalışmaya başlayan Zeynep, sözcüklere gerek duymadan anlaşabildikleri bir yakınlık kurar. Film, bu aşkın yanında çağrı merkezi emekçilerinin zorlu çalışma şartlarına da ışık tutar.

Başrolleri Saadet Işıl Aksoy, Mert Fırat ve Lale Mansur paylaşır. Film Antalya, Bursa ve Ankara'daki festivallerde ödüller kazanmış; 21. Ankara Film Festivali'nde Fırat en iyi erkek oyuncu, Aksoy en iyi kadın oyuncu ödülünü almıştır. Yapım, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2014'teki halk oylamasında En İyi 100 Türk Filmi arasında gösterilmiştir.

Yönetmenİlksen Başarır

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Sessizliğin bu kadar çok şey söylediği bir aşk hikâyesine uzun zamandır rastlamamıştım. Konuşabildiği hâlde acıyan bakışlardan kaçıp susmayı seçen Onur ile hayatın sillesini yemiş ama dik durmaya çalışan Zeynep, eski melodramların o saf, temiz duygusunu bugünün İstanbul'una taşıyor. Mert Fırat ile Saadet Işıl Aksoy'un Ankara'da ödül almaları hiç şaşırtıcı değil; bakışlarla, küçük jestlerle oynuyorlar. Kalabalık bir barda tek kelime etmeden geçen bir gece... Bundan daha zarif bir başlangıç zor bulunur. Gönlü açık her seyirciye seslenen, ince bir film.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film ilk bakışta bir aşk hikâyesi gibi görünse de asıl gücünü iki ayrı görünmezlikten alıyor. Bir yanda çevresinin acıyan bakışı yüzünden sesini kısmayı seçmiş işitme engelli bir genç, öbür yanda bütün gün yabancılarla telefonda konuşup kendi sesini kimseye duyuramayan bir çağrı merkezi çalışanı. Bu işin ağır koşullarını hikâyenin arka planına yerleştirmesi, filmi 2000'lerin sonundaki İstanbul'a dair küçük ama değerli bir belgeye dönüştürüyor. Engelliliği dramatik bir koz olarak değil, gündelik bir gerçeklik olarak ele alması da ayrıca takdiri hak ediyor.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Dürüst olayım, bu film benim türüm değil. Gerilim yok, kovalamaca yok, tempo baştan sona sakin ve sessiz anlar epey uzun sürüyor. Yine de iki başrol arasındaki çekim gerçek; kelimeler olmadan anlaşmaya çalışan iki insanı izlemek beklediğimden daha az sıktı. Hızlı bir şey arıyorsanız başka kapıya; sakin bir akşam için ise denenebilir.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar