Babaların Babası

Babaların Babası

Film · 1975 · 6 kişi

Natuk Baytan, Babaların Babası adlı Türk filmini 1975'te yönetti. Macera, komedi ve aksiyon öğelerini bir araya getiren film, yıllara meydan okuyan bir aşk hikâyesini anlatır. Senaryosunu Erdoğan Tünaş yazmıştır; yapımcılığı Murat Köseoğlu'na, yapım şirketi ise Acar Film'e aittir. Renkli çekilen film yaklaşık 88 dakika sürer ve başrollerini Cüneyt Arkın ile Filiz Akın paylaşır.

Hikâyenin merkezinde güzel ve başarılı bir iş kadını olan Nermin (Filiz Akın) yer alır. Nermin, çapkınlıklarına son vermeyen kocası Murat'tan (Cüneyt Arkın) yıllar önce ayrılmış ve üç çocuğunu tek başına büyütmüştür. Ne var ki iki oğlu ile damadı da babalarının yolundan gitmektedir; bütün ailenin yükü yine Nermin'in omuzlarındadır. Güçlü bir kadın olmasına rağmen kalbine söz geçiremez ve on beş yıldır haber alamadığı Murat'ı sevmekten vazgeçmemiştir. Torunu Ömer fidye için kaçırılınca yardım isteyebileceği başka kimse kalmaz ve çaresi Murat'ı aramaktır. Böylece yıllar sonra yolları yeniden kesişir.

Kadroda Cüneyt Arkın'ın canlandırdığı Murat, "Beşiktaşlı Murat Yılmaz" olarak anılır. Cemil Şahbaz Tarık'ı, Erol Taş Uyuz Aliço'yu, Celen Tandoğan ise Ömer'i oynar. Görüntü yönetmeni Fehmi Eryılmaz'dır.

YönetmenNatuk Baytan
Yapım ŞirketiAcar Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Yeşilçam'ın en sevdiği malzeme, yani yıllara meydan okuyan bir sevda, burada macera ve güldürüyle aynı sofraya oturtulmuş. Cüneyt Arkın ile Filiz Akın'ı on beş yıllık bir ayrılığın ardından yeniden karşı karşıya getiren bir hikâye, o kuşağın seyircisi için başlı başına bir davettir. Bence filmin asıl kalbi kaçırılma entrikasında değil, Nermin'in bütün kırgınlığına rağmen sönmeyen sevgisinde atıyor. Ne var ki komedi, aksiyon ve duygusal dram arasında gidip gelen yapı, bu sıcak çekirdeği zaman zaman gölgede bırakabilir.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Bir dönem filmi olarak dikkat çeken yanı, merkeze üç çocuğunu tek başına büyütmüş, başarılı bir iş kadını koyması. Yetmişlerin ortası için bu, kadının hem evi hem işi taşıdığı bir figür demek. Öte yandan hikâye, krizi çözmek için yine yıllardır ortada olmayan erkeğe muhtaç kalıyor; filmin çağdaşlığı da tam burada sınırına dayanıyor. İki oğulla damadın da babanın çapkınlığını sürdürmesi ise erkek sorumsuzluğunu neredeyse kuşaktan kuşağa geçen, gülünüp geçilecek bir huy gibi sunuyor. Bugünün gözüyle bakınca, filmin kendi döneminin aile ve cinsiyet rollerine dair söylediği şey, anlattığı maceradan daha ilginç.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Özünde bir aile hikâyesi: anne, çocuklar ve kaçırılan bir torun. Komedi öğeleri büyükleri güldürebilir. Ama bir çocuğun fidye için kaçırılması ve filmin aksiyon yanı, küçük çocuklar için ürkütücü olabilir. Babanın ve oğulların çapkınlığı da hoş görülen bir şaka gibi anlatılıyor; gençlerle izlerken bu konuda bir iki söz etmek iyi olur. Ergenler ve yetişkinler için uygun bir eğlence.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar