Aşk Mahkumu

Aşk Mahkumu

Film · 1973 · 15 kişi

1 Ekim 1973'te vizyona giren Aşk Mahkumu, o yıl yapılmış bir Türk dram filmidir. Yönetmen koltuğunda Nuri Ergün, senaryo başında Safa Önal vardır. Filmin yapımcılığını Berker İnanoğlu üstlenmiş, yapım şirketi olarak Er Film imza atmıştır. Renkli ve 35 mm çekilen film yaklaşık 82 dakika sürer; başrolleri Kartal Tibet ile Hale Soygazi paylaşır.

Hikâyenin merkezinde zengin bir ailenin sorumsuz ve çapkın oğlu Orhan (Kartal Tibet) vardır. Uzak akrabaları Selma (Hale Soygazi), anne ve babasını bir trafik kazasında yitirince yaşadığı travma yüzünden konuşma yeteneğini kaybeder ve Orhan'ın ailesinin evine sığınır. Bu sırada Selma, Orhan'a aşık olur; ancak Orhan bir an hislerine hâkim olamaz ve Selma'ya karşı büyük bir haksızlık yapar. Geçirdiği şokun etkisiyle Selma'nın dili çözülür ve genç kadın evi terk eder. Selma'nın ayrılığının ardından Orhan, onu sevdiğini ve ona haksızlık ettiğini anlar; bundan sonra Selma'yı aramaya koyulur.

Kadroda Salih Güney (Kenan), Yeşim Tan (Tülay), Leman Akçatepe (Şaziye) ve Atıf Kaptan (Rıfat) ile birlikte doktor rollerinde Şener Şen, Kayhan Yıldızoğlu ve Nubar Terziyan yer alır. Görüntü yönetmeni Ali Yaver'dir.

YönetmenNuri Ergün
Yapım ŞirketiEr Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Safa Önal'ın kaleminden çıkmış, Kartal Tibet ile Hale Soygazi'yi buluşturan bu film, yetmişlerin renkli melodramlarının tipik bir örneği. Acıyla sessizliğe gömülmüş bir kadın ve sorumsuz, çapkın bir zengin oğlu; Yeşilçam bu karşıtlığı defalarca işlemiştir ve burada da tanıdık bir ezgi duyuluyor. Klasiklerle büyümüş bir göz bu tanıdıklıkta bir sıcaklık bulur. Yine de hikâyenin bütün yükünün Orhan'ın geç gelen pişmanlığına bırakılması bugün insana biraz kolay geliyor; dönemin en iyi melodramlarındaki ahlaki derinliğe tam ulaşamıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, yetmişlerin Türk melodramının sıkça başvurduğu bir kalıbı izliyor: bir kadına büyük bir haksızlık yapan erkeğin, kadın gittikten sonra onu sevdiğini anlayıp peşine düşmesi. Bugünden bakınca bu yapı sorunlu; Orhan'ın yaptığı yanlış, onun dönüşümünün bir basamağı gibi kullanılıyor ve Selma'nın yaşadığı sarsıntı ikinci planda kalma riski taşıyor. Ebeveynlerini kaybedip varlıklı bir akrabanın evine sığınan bir kadının korunmasızlığı ise dönemin aile ve himaye ilişkileri üzerine düşündürüyor. Film, o yılların kadına bakışını belgeleyen bir metin olarak okunduğunda daha çok şey söylüyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film çocuklarla izlenecek bir film değil. Hikâyede, ailesini bir kazada kaybedip konuşma yetisini yitiren bir kadın ve ona büyük bir kötülük yapan bir adam var. Konu ağır. Evdeki büyükler Kartal Tibet ile Hale Soygazi'yi yeniden görmekten hoşlanabilir. Ama küçükler yattıktan sonra, yetişkinler arasında izlemek daha doğru olur.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar