Ana

Ana

Film · 1967 · 3 kişi

Ömer Lütfi Akad, 1967'de siyah beyaz bir Türk dramı olan Ana'yı (İngilizce adıyla Mother) yönetti ve senaryosunu da kendisi yazdı. Film 91 dakika sürer ve Anadolu'nun kapanmak bilmeyen yarası olan kan davasını anlatır. Toplumsal gerçekçi Türk sinemasının önemli örneklerinden biri sayılan yapım, Akad'ın ilerleyen yıllarda çekeceği Anadolu Üçlemesi'nin habercisi olarak görülür. Yapımcılığını Nami Dilbaz'ın üstlendiği film, Şahin Film imzasını taşır.

Öykü, kan davasından kaçarak köy köy dolaşan Şevket'in düşmanlarından kurtulamayıp vurularak öldürülmesinin ardından başlar. Ailenin bütün yükü, karısı Döndü'nün omuzlarına biner; Döndü hem yoksullukla hem de bir türlü sona ermeyen kan davasıyla uğraşmak zorundadır. Döndü'yü Türkân Şoray canlandırır; filmin başlıca oyuncuları arasında Erol Taş ile Kadir Savun da vardır, kadroda ayrıca Yılmaz Duru, Selahattin İçsel, Gonca Alyanak ve Osman Alyanak görülür. Bir eleştirmen, Ana'yı Şoray'ın gerçek oyun gücünü ilk kez gösterdiği filmlerden biri olarak anar; Akad'ın yönetimini, Erol Taş ile Kadir Savun'un oyunlarını da izlenmeye değer bulur.

Maddi sorunlar yüzünden Akad'ın kafasında kurduğu filmi tam olarak perdeye aktaramadığı belirtilir. Görüntü yönetmenliğini Cengiz Tacer yapmış, müziğini Orhan Gencebay ile Abdullah Nail Bayşu hazırlamıştır; Gencebay filmde saz da çalar.

YönetmenÖmer Lütfi Akad
Yapım ŞirketiŞahin Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Ana, kan davasını romantikleştirmeden, geride bıraktığı yıkım üzerinden anlatıyor. Kocası Şevket öldürüldükten sonra bütün yükü sırtlanan Döndü, kırsal Anadolu'da bir kadının hem yoksullukla hem de bitmek bilmeyen bir şiddet döngüsüyle nasıl baş başa kaldığını gösteren güçlü bir figür. Film, toplumsal gerçekçi Türk sinemasının önemli örneklerinden sayılıyor ve Akad'ın sonraki Anadolu Üçlemesi'nin habercisi olarak görülüyor; bu açıdan dönemin sinemasının köye, toprağa ve töreye nasıl baktığını anlamak için değerli bir belge. Orhan Gencebay'ın sazı da filmi yerel bir dokuyla sarıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Ömer Lütfi Akad'ın Ana'sı, ustanın sonraki büyük işlerinin habercisi olarak okunmayı hak ediyor. Cengiz Tacer'in siyah beyaz kamerası köy dünyasını süsten arındırılmış bir sadelikle veriyor; Akad'ın kan davasını melodram yerine gerçekçi bir dille ele alma tercihi dönemi için cesur. Türkân Şoray'ın Döndü'sü, gerçek oyun gücünü ilk gösterdiği rollerden biri olarak anılıyor; Erol Taş ile Kadir Savun da güçlü. Ne var ki maddi sorunlar yüzünden Akad'ın kafasında kurduğu filmi tam olarak perdeye aktaramadığı belirtiliyor; bazı geçişlerde hissedilen eksiklik bu bilgiyle anlam kazanıyor. Kusurlarıyla birlikte, Türk sinemasının gelişimini merak eden herkes için önemli bir durak.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film aileyle izlemek için ağır. Kan davası, ölüm, yoksulluk ve hiç bitmeyen bir korku var; küçük çocuklara göre değil. Lise çağındaki gençlerle, sonrasında üzerine konuşmak şartıyla izlenebilir. Büyükler için ise Türkân Şoray'ın güçlü rolü ve Orhan Gencebay'ın sazı ayrı bir anlam taşıyor. Neşeli bir akşam için değil, düşünmek istediğinizde seçilecek bir film.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar