Ada

Ada

Film · 1988 · 3 kişi

Süreyya Duru, 1988'de bir Türk filmi olan Ada'yı yönetti. Dram, duygusal ve psikolojik türleri arasında sayılan film renklidir, 35 mm çekilmiştir ve 18 Nisan 1988'de vizyona girmiştir. Başrollerini Türkân Şoray ile Rutkay Aziz paylaşır. Peride Celal'in aynı adlı öyküsünden uyarlanan film, evlilik ve aşk temalarını işler.

Öykü, on yıl önce ayrılan bir karı kocanın yeniden bir araya gelip hesaplaşmasını anlatır. Kadın karakter Eser'dir ve onu Türkân Şoray canlandırır; eski eşini Rutkay Aziz oynar. Nilüfer Açıkalın Eser'in kızını, Ekrem Dümer ile Deniz Dümer Eser'in anne ve babasını canlandırır. Kadroda ayrıca Orhan Alkan (Eser'in arkadaşı), Tuncay Akça (İsmail) ve senaryoyu da yazan Macit Koper (balıkçı) bulunur. Çekimler Burgazada'da yapılmıştır; ada, hikâyenin hem mekânı hem adı olur.

Filmin senaryosu Macit Koper'indir. Yapımcılığı Süreyya Duru üstlenmiş, yapım şirketi Murat Film olmuştur. Müziği Doğan Canku, görüntüleri Salih Dikişçi hazırlamıştır; sanat yönetmenliğini Su Yücel yapmıştır. Filmin ardında acı bir hikâye de vardır: yönetmen Süreyya Duru, son sahneleri bitirmek üzereyken geçirdiği bir kalp krizi sonucu yaşamını yitirmiştir.

YönetmenSüreyya Duru
Yapım ŞirketiMurat Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Türkân Şoray'ı olgunluk yıllarında, böylesine içe dönük bir rolde izlemek ayrı bir duygu. Peride Celal'in öyküsünden uyarlanan Ada, on yıl önce ayrılmış bir karı kocanın hesaplaşmasını gürültüsüz, kırık bir hüzünle anlatıyor. Burgazada'nın sessizliği hikâyenin ruhuna öyle yakışıyor ki ada neredeyse üçüncü bir karakter gibi. Rutkay Aziz de Şoray'ın karşısında ağırbaşlı bir denge kuruyor. Klasik Şoray filmlerinin büyük tutkuları yerine burada daha sessiz, daha yorgun bir aşk var; bu da insanı bambaşka bir yerinden yakalıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Ada, on yıl önce ayrılmış iki insanın hesaplaşmasını Burgazada'ya yerleştirerek mekânı anlatının parçası yapıyor; ada hem kapalı bir dünya hem de karakterlerin kaçamadığı bir aynaya dönüşüyor. Bu tür bir hesaplaşma öyküsü doğası gereği diyaloğa ve oyunculuğa yaslanıyor, olay örgüsü ise ince kalıyor; dış hareket değil iç gerilim arayan izleyiciye göre. Salih Dikişçi'nin görüntüleri adanın dokusunu öne çıkarıyor, Doğan Canku'nun müziği duyguyu bastırmadan eşlik ediyor. Türkân Şoray ile Rutkay Aziz, yıpranmış bir ilişkinin ağırlığını taşıyacak olgunlukta. Yönetmen Süreyya Duru'nun son sahneleri bitirmek üzereyken öldüğünü bilmek, filmin bütünlüğünü tartarken akılda tutulması gereken bir not.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Dürüst olayım, Ada benim türüm değil. İki eski eşin yıllar sonra bir araya gelip hesaplaşması psikolojik dram demek, o da bolca konuşma ve sessizlik demek; tempo arayan biri için film yer yer durma noktasına geliyor. Türkân Şoray ile Rutkay Aziz'in karşılıklı sahnelerinde bir gerilim var, bunu kabul ediyorum, ama patlama bekleyenler boşuna beklemesin. Psikolojik dram sevenlere göre, benim gibilere göre değil.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar