Üç Tekerlekli Bisiklet

Üç Tekerlekli Bisiklet

Film · 1962 · 15 kişi

Siyah beyaz Türk dramı Üç Tekerlekli Bisiklet (İngilizce adıyla Tricycle) 1962'de çekildi. Filmin yapım hikâyesi, perdedeki öyküsü kadar dikkat çekicidir: Çekimlere Lütfi Ö. Akad başlamış, ancak iş bitmeden bırakmış, filmi Memduh Ün tamamlamıştır. Yapımcılığı Nusret İkbal'in Be-Ya Film adına yürüttüğü yapım, 1965'te İzmir Enternasyonal Fuarı'nın düzenlediği ilk film şenliğinde En İyi Film seçilmiş, Sezer Sezin de En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almıştır.

Öykünün merkezinde çamaşırcılık yapan Hacer vardır; rolde Sezer Sezin görülür. Hacer, üç yıldır kocasından haber alamayan, küçük oğluyla yaşayan bir kadındır. Evine, cinayet suçlamasıyla aranan ve yaralı olarak kapısına sığınan bir genç gelir; bu kaçağı Ayhan Işık oynar. Kadroda Senih Orkan, Saadettin Erbil, Reha Yurdakul, Osman Alyanak ve Asım Nipton da yer alır.

Senaryo, Orhan Kemal'in bir eserinden yola çıkılarak Vedat Türkali tarafından "Hüsamettin Gönenli" takma adıyla yazılmıştır. Görüntü yönetmenliğini Mustafa Yılmaz ile Çetin Gürtop paylaşır, kurguyu Memduh Ün üstlenmiştir. Akad, anılarına göre, Ayhan Işık'ın ayırdığı günlerin dolması üzerine kendisine önerilen üç günü yetersiz bulmuş ve çekimlerin bitmesine iki gün kala ayrılmıştır. Geriye kalan birkaç sokak takibi ve çatışma sahnesi ile finaldeki büyük kavga Ün'ün payına düşmüştür.

YönetmenÖmer Lütfi Akad, Memduh Ün
Yapım ŞirketiBe-Ya Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Ayhan Işık Sinema oyuncusu · 50 yaşında vefat etti Ali Sezer Sezin Reha Yurdakul Saadettin Erbil Senih Orkan Asım Nipton Muazzez Arçay Osman Alyanak Osman Alyanak Oyuncu · 1911 – 1991 Ayla Kaya Nuri Genç Mehmet Ali Akpınar Haydar Karaer Niyazi Vanlı Hayri Esen Hakkı Haktan

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Orhan Kemal'in dünyasından beslenen, Vedat Türkali'nin kaleminden çıkmış bir hikâye; Yeşilçam'ın en sağlam damarlarından biri burada atıyor. Üç yıldır kocasından haber alamayan bir çamaşırcı kadının evine yaralı bir kaçağın sığınması, o yılların sade ama yoğun dram anlayışına çok yakışıyor. Sezer Sezin'in İzmir'de en iyi kadın oyuncu ödülünü alması boşuna değil; hikâyenin kalbi onun canlandırdığı Hacer'de atıyor. Siyah-beyaz görüntüler de yoksul bir evin içinde düğümlenen bu hikâyenin hüznünü derinleştiriyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Filmin perde arkası perdeye de yansıyor. Akad çekimleri iki gün kala bırakmış; sokak kovalamacaları, çatışmalar ve büyük final kavgası Memduh Ün'e kalmış. Sonuçta bir sığınma üzerine kurulu, içe dönük bir dramın sonuna başka bir elin çektiği hareketli sahneler ekleniyor ve bence iki yönetmenin anlayışı arasındaki fark bu geçişte hissediliyor. Yine de Türkali'nin senaryosunun sağlam iskeleti filmi bir arada tutuyor. Yarım kalmış bir Akad işi olarak bile, dönemin toplumsal gerçekçi yönelimine değerli bir örnek; ancak bütünlüklü bir yönetmen filmi beklentisiyle izlenmemeli.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Hikâyenin merkezinde bir çamaşırcı kadın var: kocası üç yıldır kayıp, küçük oğluyla tek başına ayakta durmaya çalışıyor. Altmışların başında bu, yoksul kadın emeğinin ve yalnız annelerin hiç de nadir olmayan bir portresi. Orhan Kemal'den beslenen hikâyelerde olduğu gibi kahramanlar ne büsbütün iyi ne büsbütün kötü; koşullarının içinde var olmaya çalışıyorlar. Cinayetten aranan yaralı bir gencin bu eve sığınması, toplumun kıyısındaki iki insanı aynı çatı altında buluşturuyor. Film, yoksulluğu süslemeden göstermeye çalışan dönemin toplumsal gerçekçi çizgisine yakın duruyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar