The Water Diviner

The Water Diviner

Film · 2014 · 8 kişi

The Water Diviner (Türkiye'deki adıyla Son Umut), Russell Crowe'un yönetmen olarak ilk filmi; Crowe aynı zamanda başrolde de. 2014 yapımı dram ve savaş filmi, Avustralya, Türkiye ve ABD'nin ortak yapımı ve 111 dakika sürüyor. Senaryoyu Andrew Anastasios ile Andrew Knight yazdı; hikâye, Anastasios ile Meaghan Wilson-Anastasios'un aynı adlı kitabından gevşek biçimde uyarlandı. Dünya prömiyeri 2 Aralık 2014'te Sidney'deki State Theatre'da yapıldı, film 26 Aralık 2014'te vizyona girdi ve 4. AACTA Ödülleri'nde En İyi Film seçildi.

Hikâye 1919'da, Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra başlar. Avustralyalı çiftçi Joshua Connor (Crowe), Çanakkale Savaşı'na gönderdiği üç oğlundan haber alamaz ve kaderlerini öğrenmek için Türkiye'ye gelir. Arayışı İstanbul'dan Çanakkale'ye uzanır; en büyük destekçileri Türk subayları Hasan ile Cemal olur. Crowe'a Olga Kurylenko, Jai Courtney, Isabel Lucas ve Jacqueline McKenzie'nin yanı sıra Cem Yılmaz ile Yılmaz Erdoğan eşlik eder; Erdoğan AACTA'da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı.

Film, Avustralya'nın savaş travmasının yanında Osmanlı'nın dağılmasından sonra Türkiye'nin durumunu da ele alır; çekimler Avustralya ve Türkiye'de yapıldı. Ermeni ve Rum diasporası ise filmin Hristiyanlara yönelik soykırımı sessizce geçtiğini savunarak eleştirdi.

YönetmenRussell Crowe

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrasını, 1919'u, savaşın iki tarafını bir arada düşünmeye çalışan bir yerden anlatıyor. Çanakkale'ye gönderdiği üç oğlundan haber alamayan Avustralyalı bir babanın Türk subaylarıyla yan yana gelmesi, düşmanlık sonrası bir yakınlaşma fikrine dayanıyor. Avustralya'nın savaş travmasının yanında Osmanlı'nın dağılmasından sonraki Türkiye'yi de göstermesi önemli bir artı. Yine de senaryonun bir kitaptan gevşek biçimde uyarlandığını ve bir dramın tarihi kendi ihtiyaçlarına göre seçip düzenlediğini akılda tutmak gerekiyor. Ermeni ve Rum diaspora topluluklarının yönelttiği eleştiriler de bu dönemin anlatımının ne kadar hassas olduğunu hatırlatıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Russell Crowe'un yönetmen olarak ilk filmi, geniş prodüksiyon olanaklarıyla klasik bir epik drama dili kuruyor. İstanbul'dan Çanakkale'ye uzanan arayış, anlatıya net bir omurga veriyor ve 111 dakika boyunca film dağılmıyor. Ancak Crowe'un hem kameranın arkasında hem önünde olması, bakışı tek bir kahramana fazlasıyla kilitliyor; yan karakterler zaman zaman işlev düzeyinde kalıyor ve duygusal vurgular kimi yerde gereğinden kalın. Cem Yılmaz ile Yılmaz Erdoğan'ın kadroda yer alması Türk izleyici için ayrı bir merak noktası; Erdoğan'ın AACTA'da en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü alması da boşuna değil. Güvenli ama özenli bir ilk adım.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Savaş filmi, ama asıl konusu oğullarını arayan bir baba; bu yüzden duygusal yanı çok güçlü. Yine de Çanakkale Savaşı'nı ve kayıpları anlattığı için ağır ve üzücü sahneler bekleyebilirsiniz. Küçük çocuklara göre değil; ortaokulun son yıllarından itibaren gençlerle, tarih üzerine konuşarak izlemek daha doğru olur. Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'ı görmek evdeki büyüklerin de ilgisini çekecektir.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar