Son Tren

Son Tren

Film · 2006 · 15 kişi

Almanya-Çekya ortak yapımı Son Tren (Almanca özgün adıyla Der letzte Zug), 2006'da çekildi; dram, savaş ve tarih türlerinin kesiştiği film Almanca çekilmiştir ve yaklaşık 123 dakika sürer. Holokost'u, Berlin'de kalan son Yahudilerden bir grubun kaderi üzerinden ele alır ve benzer konulu filmlerden, sürgün yolculuğunun vahşetini yumuşatmadan gösteren gerçekçi bakışıyla ayrılır.

Hikâye Nisan 1943'te geçer ve anlatı, Berlin-Grunewald istasyonundan kalkan bir sürgün nakliyesine odaklanır. Berlin'de yaşayan Yahudilerin bir bölümü Grunewald istasyonunda toplanır ve Auschwitz toplama kampına gönderilmek üzere trene bindirilir. Başrollerde Gedeon Burkhard, Lena Beyerling, Lâle Yavaş ve Sibel Kekilli vardır; son ikisi kadrodaki Türk oyunculardır ve film Türkiye'de Son Tren adıyla bilinir; Juraj Kukura, Ludwig Blochberger, Stanislav Zindulka, Nina Divíšková ve Miroslav Táborský de kadroda yer alır.

Filmi Joseph Vilsmaier ile Dana Vávrová birlikte yönetmiştir. Senaryo, takma bir adla Artur Brauner'e dayanır; Stephen Glantz da senaristler arasında anılır. Yapımcılığı Brauner ile Ivo Pavelek üstlenmiş, müziği Christian Heyne bestelemiştir. İspanyolca baskısı, hikâyenin varacağı yeri adına yansıtarak El último tren a Auschwitz adıyla bilinir.

YönetmenDana Vavrova, Joseph Vilsmaier

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Lâle Yavaş Lâle Yavaş Oyuncu · doğum yılı 1978 Sibel Kekilli Sibel Kekilli Oyuncu · 46 yaşında Gedeon Burkhard Lena Beyerling Juraj Kukura Ludwig Blochberger Stanislav Zindulka Nina Divíšková Michal Pavlata Vojtěch Kotek Igor Bareš François Göske Miroslav Táborský Boris Hybner Petr Vaněk

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Holokost üzerine pek çok film var; bunu ayıran, Berlin'de kalan son Yahudilerin sürgününü bir istasyondan Auschwitz'e uzanan tek bir yolculuğa sığdırması. Nisan 1943'te Grunewald istasyonunda toplanan insanlar üzerinden film, bence bir şehrin kendi komşularını nasıl gözden çıkarabildiği sorusunu sessizce ama ısrarla soruyor. Asıl değeri, sürgünü bir istatistik olmaktan çıkarıp vagonlardaki insanların ortak kaderine indirmesi. Kadroda Lâle Yavaş ve Sibel Kekilli'nin bulunması, bu Alman-Çek ortak yapımını Türk izleyiciye ayrıca yakınlaştırıyor. Ağır, ama tarih bilincine gerçek bir katkı.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Vilsmaier ile Vávrová, sürgün yolculuğunun vahşetini yumuşatmamayı seçiyor; filmi benzerlerinden ayıran da bu sert, kaçamaksız gerçekçilik. Hikâyenin bir istasyon ve bir trenle sınırlı tutulması, anlatıya klostrofobik bir birlik kazandırıyor. Ne var ki bu tercihin bir bedeli var: yaklaşık 123 dakika boyunca acının dozu pek değişmiyor ve film dramatik bir yükseliş kurmak yerine aynı notayı tekrarlama riskine giriyor. Kalabalık bir topluluğun ortak kaderini anlatırken tek tek karakterlerin derinleşmesine de pek alan kalmıyor. Gerçekçiliğin dürüstlüğü saygıyı hak ediyor; ama yapı, malzemenin ağırlığını taşıyacak kadar çeşitlenmiyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu, çocuklarla izlenecek bir film değil. Sürgün yolculuğundaki vahşeti açıkça gösteriyor; küçükler için fazla ağır. Lise çağındaki gençler yanlarında bir yetişkinle izleyebilir, ama sonrasında mutlaka konuşmak gerekir. Holokost'u yalnızca ders kitabından bilen bir genç için güçlü bir ders olabilir. Anneanne ve dedeler de sert sahnelere hazırlıklı olmalı.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar