O da Bir Şey mi

O da Bir Şey mi

Film · 2025 · 7 kişi

Pelin Esmer, hem senaryosunu yazdığı hem yönettiği dram O da Bir Şey mi'yi (uluslararası adıyla And the Rest Will Follow) 2025'te çekti. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'nın ortak yapımı olan film, dünya gösterimini Rotterdam'da yapmış, ardından İstanbul'daki yarışmada ödül kazanmıştır. Yaklaşık 114 dakikalık yapım, gerçekle hayalin iç içe geçtiği sakin bir anlatıyla iki farklı dünyadan insanı bir araya getirir.

Hikâyenin bir ucunda İstanbul'da yaşayan tanınmış yönetmen Levent vardır; Timuçin Esen onu canlandırır. Levent, Söke Film Festivali'ne çağrılır ve bir otelde konaklar. Diğer ucunda Söke'de doğup büyümüş, aynı otelde kat görevlisi olarak çalışan genç kadın Aliye durur; rolde Merve Asya Özgür yer alır. İkisinin hayatı kesişir, Aliye'nin anlattıkları ilerledikçe yaşananla kurgulanan birbirine karışır. Kadroda İpek Bilgin, Nur Sürer, Mehmet Kurtuluş, Şebnem Hassanisoughi ve Asiye Dinçsoy da bulunur.

Dünya prömiyeri 1 Şubat 2025'te 54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali'nde yapıldı. Türkiye'deki ilk gösterim 19 Nisan 2025'te 44. İstanbul Film Festivali'nin Altın Lale Yarışması'nda gerçekleşti; film burada En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu gibi dallarda da adaydı ve En İyi Senaryo Ödülü'nü aldı. Yapımcı Kerem Çatay'dır.

YönetmenPelin Esmer

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Pelin Esmer, O da Bir Şey mi'de gerçekle kurmaca arasındaki çizgiyi bilinçli olarak bulanıklaştırıyor. İstanbul'dan Söke Film Festivali'ne gelen tanınmış bir yönetmen ile aynı otelde kat görevlisi olarak çalışan Aliye'yi karşı karşıya getirmek, hikâyeyi kimin anlattığı sorusunu filmin merkezine taşıyor; bir sinemacının bir sinemacıyı anlatması da işe öz-düşünümsel bir katman ekliyor. İstanbul Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülünü alması şaşırtıcı değil, çünkü yapının asıl gücü metinde. Timuçin Esen ile Merve Asya Özgür'ün karşılaşmaları filmin nabzını belirliyor. Öte yandan 114 dakikalık sakin anlatım, belirsizlikten keyif almayan izleyiciyi yer yer yorabilir; film, sorularına net cevap vermemeyi bir erdem sayıyor.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Dürüst olayım, bu benim türüm değil. Yaklaşık iki saatlik, sakin akan, gerçekle hayalin karıştığı bir hikâye; kovalamaca yok, büyük bir tehlike yok. Ama yönetmen Levent ile otel çalışanı Aliye arasındaki karşılaşma, neyin gerçekten yaşandığı merakını canlı tutuyor. Gerilimi olaylardan değil sorulardan doğan filmleri seviyorsanız şans verin; tempo arıyorsanız başka yere bakın.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film iki ayrı dünyayı aynı otelde buluşturuyor: İstanbul'da yaşayan tanınmış bir yönetmen ile Söke'de doğup büyümüş, o otelde kat görevlisi olarak çalışan genç bir kadın. Aradaki mesafe yalnızca coğrafi değil; sınıf, meslek ve kimin hikâyesinin anlatılmaya değer bulunduğu sorusu da işin içinde. Aliye'nin kendi öyküsünü anlatmaya başlaması, bu dengeyi tersine çeviren bir hamle olarak okunabilir. Bir taşra şehrindeki film festivalini zemin olarak seçmek de kültür dünyası ile yerel hayat arasındaki ilişkiye ince bir bakış sunuyor. Esmer bunu ders verir gibi değil, sessiz bir gözlemle yapıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar