Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine

Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine

Film · 2008 · 3 kişi

Zübeyr Şaşmaz, 2008'de Türk komedisi Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine'yi yönetti. Pana Film'in yapımcılığını üstlendiği film, Kurtlar Vadisi evreninin yan ürünlerinden biridir ve Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde ortaya çıkan Muro karakterini beyazperdeye taşır. Yapım, bir devrimci parodisi olarak tasarlanmıştır. 5 Aralık 2008'de Türkiye genelinde vizyona girmiş, yılın en yüksek hasılat yapan üçüncü Türk filmi olmuştur. Süresi yaklaşık bir buçuk saattir.

Mustafa Üstündağ, karikatürize edilmiş bir solcu tiplemesi olan Muro'yu canlandırır; Şefik Onatoğlu ise arkadaşı Çeto'nun rolündedir. Örgüt suçlamasıyla yıllarını cezaevinde geçiren ikili, tahliyeden sonra devrimi köyden başlatmak üzere memleketlerine döner. İlk planları evlenip yuva kurmak ve örnek birer devrimci olmaktır, ama köyde bir sürpriz beklemektedir: muhtar, onlar hapisteyken ikisini de Rus kadınlarla evlendirmiştir. Devrim hayallerine kavuşmak için eşlerini bulup boşanmaları gerekir. Bu yüzden İstanbul'a giden Muro ile Çeto, eski bir dostlarının yönettiği büyük bir yasa dışı örgütün içine düşer. Kadroda Evrim Alasya, Daria Litvinova ve Nataliya Bondarenko da yer alır.

Senaryo Cüneyt Aysan ve Raci Şaşmaz'a aittir. Muro'nun dizideki devrimci jargonu ve Çeto'yla tartışmaları izleyicinin hafızasına yerleşmiş, karakterin "Nalet olsun içimdeki insan sevgisine!" sözü filme adını vermiştir. Eleştirmenler filmi zayıf bulsa da, dizinin hayranları karakteri sevmiş ve sinema salonlarını doldurmuştur.

YönetmenZübeyir Şaşmaz
Yapım ŞirketiPana Film
Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Muro, dizide kısa sahnelerde parlayan bir karakteri uzun metraj bir filmin merkezine taşımanın ne kadar zor olduğunu açıkça gösteriyor. Devrimci jargon ve Çeto'yla atışmalar televizyonda etkili olabilir, ama bir sinema filmi bunlardan fazlasını, sağlam bir dramatik yapı ister. Rus eşlerin peşinde İstanbul'a uzanan hikâye bence birbirine gevşek bağlanmış skeçler gibi ilerliyor; parodi fikri derinleşmek yerine tekrar eden esprilere yaslanıyor. Eleştirmenlerin filmi zayıf bulması bu yüzden şaşırtıcı değil. Gişedeki başarısı ise sinemasal niteliğinden çok karaktere duyulan sevgiyle açıklanabilir; film, dizinin hayranlarına bir armağan olarak daha anlamlı.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinden tanıdık bir tipi, cezaevinden çıkıp devrimi köyden başlatmaya niyetlenen solcuyu karikatüre dönüştürüyor. Mizahın kaynağı, bu tipin jargonunun geniş bir kesim için hâlâ tanıdık olması. Ancak parodi bence bu kuşağın neden o yola girdiğini ya da hapiste geçen yılların ne anlama geldiğini pek sormuyor; karakteri yalnızca güldürü malzemesi olarak kullanıyor. Köye dönüş, muhtarın kararları ve İstanbul'daki yasa dışı örgüt, toplumsal bir hiciv için zemin sunuyor ama bu zemin yeterince değerlendirilmiyor. Yine de seyircinin bu karakteri sevmesi, siyasetin gündelik dilde nasıl bir mizah konusuna dönüştüğünü gösteriyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Güldürmek için yapılmış bir film, ama tam bir aile komedisi sayılmaz. Hikâyede cezaevi, yasa dışı bir örgüt ve siyasi esprilerle dolu bir mizah var; küçük çocuklar bu şakaların çoğunu anlamaz. Diziyi izlemiş gençler ve yetişkinler daha çok eğlenir. Kurtlar Vadisi'ni bilmeyen biri için karakterin esprileri havada kalabilir. Ailece izlemeden önce büyükler bir göz atsın.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar