Marziye

Marziye

Dizi · 1998–2000 · 15 kişi

Marziye, TGRT ekranlarında 1998'den 2000'e kadar yer aldı; dram ve macera öğeleri taşıyan bir Türk televizyon dizisiydi. Yapımını Yağmur Ajans üstlenmiş, yapımcılığı Osman Yağmurdereli yapmıştır. Toplam 65 bölüm süren dizi, 2000 yılında yayımlanan 65. bölümüyle sona ermiştir. Başrollerde Kadir İnanır ile Gülben Ergen yer alır.

Hikâye, hapisten çıkan Hazar Bey'le başlar. Babası Zor Bey, oğlunu olası tehlikelerden korumak için neredeyse cezaevinden kaçırır gibi alır ve tedbir olarak bir çiftliğe kâhya gönderir. Yıllar önce evini terk eden Veli ise bu arada zengin bir ağa olmuştur. Vicdan borcunu ödemek isteyen Veli, kızı Marziye'yi ve annesini yanına getirir. Marziye çiftlikte Hazar Bey'le tanışır ve ikisinin arasında bir aşk filizlenir. Çiftlik ve zenginlik, dizinin anlattığı dünyanın başlıca temaları arasındadır.

Kadroda Kadir İnanır Hazar Bey'i, Gülben Ergen Marziye'yi, Ekrem Bora ise Veli Ağa'yı canlandırır. Nilüfer Aydan, Betül Şahin, Sevtap Parman, Didem Taslan ve Levent İnanır da dizide rol alan oyuncular arasındadır. Senaryoyu Nuran Devres yazmış; yönetmenlik görevini Taner Akvardar, Melih Gülgen, Erdoğan Tokatlı ve Avni Kütükoğlu paylaşmıştır. Müziği Ali Otyam hazırlamıştır.

YönetmenAvni Kütükoğlu
Yapım ŞirketiYağmur Ajans
Yayın KanalıTGRT

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Dizi Kurdu Karakter gelişimini, oyuncu uyumunu ve sezon temposunu izleyen bir dizi tutkunu bakışı.

Altmış beş bölüm boyunca süren bir çiftlik aşkı: Hazar Bey ile Marziye arasındaki bağ dizinin taşıyıcı kolonu ve Kadir İnanır ile Gülben Ergen eşleşmesi bu kolonu ayakta tutmak zorunda. Hapisten çıkan bir adam, vicdan borcu olan bir baba, bir çiftlik: kurgunun malzemesi sağlam. Ancak dört ayrı yönetmenin işi paylaşması, bölümler arasında üslup ve tempo farkına açık bir durum. Bu uzunlukta bir dizide orta bölümlerin aynı çatışmaları döndürüp durması riski de büyük; bence asıl soru, bu malzemenin iki yılı aşan yayın boyunca ne kadar taze kalabildiği.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Doksanların sonunda, Yeşilçam'ın aşina olduğu bir dünyayı küçük ekrana taşıyan bir dizi: çiftlik, ağa, eski borçlar ve bu borçların gölgesinde filizlenen bir aşk. Yıllar önce evini terk etmiş Veli'nin vicdan borcunu ödemek için kızını ve kızının annesini yanına alması, eski melodramların sevdiği ahlaki merkezi diziye kazandırıyor. Ali Otyam'ın müziği ve Nuran Devres'in senaryosu, bu tür hikâyelere yakışan duygusal tonu kurmaya elverişli. Klasik Türk melodramını özleyenler burada tanıdık bir sıcaklık bulacaktır.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Dizinin dünyasında çiftlik ve servet yalnızca dekor değil, ilişkileri belirleyen asıl güç. Evini yıllar önce terk etmiş birinin büyük toprak sahibine dönüşmesi ve geride bıraktığı kızını yanına alması, mülkün aile bağlarını nasıl yeniden kurup bozduğunu düşündürüyor. Hapisten çıkan oğlunu tehlikeden uzak tutmak için kâhya olarak çiftliğe gönderen bir baba da gücün ve korumanın aynı elde toplandığı bir aile modelini gösteriyor. Bence dizi, doksanların sonundaki televizyonun toprak, miras ve ağalık üzerine kurulu hikâyelere ilgisini de yansıtıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar