Beyoğlu'nun Arka Yakası

Beyoğlu'nun Arka Yakası

Film · 1986 · 16 kişi

1986 yılında Şerif Gören'in yönettiği Beyoğlu'nun Arka Yakası, bir Türk filmidir. Renkli ve 35 mm olarak çekilen film 90 dakikadır. Hikâyesini İstanbul'un Beyoğlu semtinin gündüz yüzünün ardındaki gece dünyasına kurar. Başrolde Tarık Akan yer alır.

Olay örgüsünün çıkış noktası, karısıyla bir gece tartışıp evden fırlayan memur Haydar Rıza'dır (Tarık Akan). Haydar Rıza, Beyoğlu'nun arka sokaklarında kendini hiç tanımadığı bir dünyanın içinde bulur; yolu Oya Aydoğan'ın canlandırdığı Zümrüt'le kesişir. Kadroda Dilaver Uyanık (komiser), Yavuzer Çetinkaya (yönetmen), Günay Güner (saatçi İbo), Yadigar Ejder (gariban), Erdal Özyağcılar (Charlie), Gökhan Mete, Nalan Türkoğlu ve Ayten Erman gibi isimler de görülür.

Senaryoyu Eyüp Halit Türkyazıcı ile Hüseyin Kuzu yazmış, yapımcılığı Kadir Turgut ile Ferit Turgut üstlenmiştir. Film Uzman Film'in yapımıdır; görüntü yönetmeni Erdal Kahraman, kurgucuları Süleyman Karakaya ile Mustafa Kul'dur. Filmde seslendirme de kullanılmıştır: Gökhan Mete'ye Pekcan Koşar, Yadigar Ejder'e Yaman Okay, Yavuzer Çetinkaya'ya Erhan Abir, Günay Güner'e ise Metin Çeliker sesini vermiştir.

YönetmenŞerif Gören
Yapım ŞirketiUzman Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Tarık Akan'ı burada parlak bir kahraman olarak değil, karısıyla tartışıp evden fırlayan sıradan bir memur olarak görmek ilginç. Yeşilçam'ın sıcak aile hikâyelerine alışmış bir göz için gece kulüpleri, alkol ve arabeskle örülü bu dünya biraz hırçın gelebilir. Ama Şerif Gören'in derdi zaten süslemek değil, şehrin gündüz yüzünün ardındakini göstermek. Ahlaki merkezini bu karanlık sokaklarda arayan bir hikâye, eski filmlerin iyi ile kötüyü ayıran net çizgilerinden daha bulanık; bu da onu hem daha gerçekçi hem de daha hüzünlü kılıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Beyoğlu'nu gündüz ile gece arasında bölünmüş bir semt olarak kuruyor ve tam bu çizgiyi konu ediniyor. Düzenli ve saygın hayatın temsilcisi olan bir memurun gece kulüplerinin, arabeskin, gece kadınlarının ve bir travestinin yaşadığı dünyaya düşmesi, iki sınıfı ve iki ahlak anlayışını karşı karşıya getiriyor. Komiserden saatçi İbo'ya uzanan yan karakterler, şehrin kenarındaki insan manzarasını genişletiyor. Dönemin İstanbul'unda göz ardı edilen hayatları ana karakterin şaşkın bakışı üzerinden görünür kılmaya çalışması, filmi bugün seksenlerin kentine dair bir belge olarak da ilginç kılıyor.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Şerif Gören, gece hayatını bir masumun gözünden keşfetme kalıbını kullanıyor; bu, seyirciyi yabancı bir dünyaya taşımanın en işlevsel yollarından biri, ama aynı zamanda en tanıdık olanı. Filmin dram, aksiyon, macera ve aile türleri arasında birlikte sayılması da bence tonun belirsizliğine işaret ediyor; özellikle aile etiketi bu konuyla pek bağdaşmıyor. Teknik açıdan dönemin yaygın bir alışkanlığı burada da görülüyor: birçok yan oyuncunun sesinin başka sanatçılarca verilmesi, oyunculukla ses arasında kopukluk yaratma riski taşıyor. Gece sokaklarının atmosferine yaslanan bir filmde Erdal Kahraman'ın görüntüleri belirleyici; arka sokak dünyasının ne ölçüde inandırıcı kurulduğu, filmi tartmanın asıl ölçütü.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar