Yusuf ile Züleyha

Yusuf ile Züleyha

Film · 1968 · 6 kişi

Kutsal metinlerdeki Yusuf kıssasından beslenen Yusuf ile Züleyha, tarihî ve romantik bir dramı Türkiye ile İran'ın ortak imzasıyla perdeye taşıdı. Türkiye'de Erler Film tarafından, afişlerde Hazreti Yusuf alt başlığıyla ve renkli-sinemaskop olarak sunulmuştur. Başrollerde Yusuf'u canlandıran Cüneyt Arkın ile Züleyha'yı canlandıran Füruzan vardır; kadroda Taghi Zohouri, Ali Zandi, Dariush Talayi ve Mohammad Abdi gibi İranlı oyuncular da yer alır.

Filmin künyesi kaynaklara göre değişir: İran tarafındaki kayıtlar yapımı 1347 (1968) yılına tarihler ve yönetmen olarak Mehdi Reisfirooz'u, senarist olarak Ebrahim Zamani Ashtiani'yi gösterir. Türkiye'deki kaynaklar ile dönemin afişleri ise gösterim yılı olarak 1970'i, rejisör olarak Esmail Kushan'ı (Dr. E. Koushan) ve görüntü yönetmeni olarak Mahmoud Kushan'ı anar. Çekimler İran'da yapılmış, film Farsça ve Türkçe olarak hazırlanmıştır; süresi kaynaklara göre 90 ila 102 dakika arasında verilir.

Anlatı, kardeşleri tarafından kıskanılıp kuyuya bırakılan Yusuf'un bir kervanla Mısır'a götürülüşünü, orada Züleyha'nın ona duyduğu karşılıksız aşkı ve bu aşkın yol açtığı iftirayla zindana düşüşünü izler. Firavunun rüyasını yorumlaması üzerine itibarı iade edilen Yusuf, Mısır'ın yönetiminde söz sahibi olur; kıtlık yıllarında kendisinden yardım isteyen kardeşlerini tanır ve gözlerini ağlamaktan kaybeden babası Yakup'a gömleğini gönderir. Film, Yakup'un görme yetisine kavuşması ve Yusuf ile Züleyha'nın kavuşmasıyla kapanır.

Yapım gösterime girdiği dönemde İran'da büyük ilgi görmüş; 1347 sezonunun Sultan-ı Kalpler'in ardından en çok gişe yapan ikinci filmi olmuştur.

YönetmenMehdi Reisfirooz
Yapım ŞirketiErler Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Yusuf kıssası, kuşaklardır dilden dile anlatılan en güzel hikâyelerden biri; kıskançlık, sabır ve sadakat aynı anlatıda buluşuyor. Cüneyt Arkın'ı bu kez kılıcıyla değil sabrıyla öne çıkan bir kahraman olarak görmek ilginç. Füruzan'ın Züleyha'sı ise karşılıksız bir aşkın acısını taşıyor. Türk ve İranlı sinemacıların ortak emeği, Doğu'nun paylaşılan manevi mirasını hatırlatıyor. Renkli sinemaskop görüntüler, o yılların seyircisine büyük bir şölen vaat etmiş olmalı. Kardeşlik ve evlat hasreti üzerine kurulan bu hikâye bugün de yüreğe dokunuyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Kutsal metinlerdeki Yusuf kıssasından beslenen bu film, büyüklerle birlikte izlemek için güzel bir seçenek. Kardeş kıskançlığı, sabır ve sadakat gibi konularda değerli mesajlar taşıyor. Ancak Züleyha'nın karşılıksız aşkı ve iftira bölümü, küçük çocuklara anlatması zor konular olabilir. Eski bir yapım olduğu için bugünün çocuklarına yavaş da gelebilir. Okul çağındaki çocuklarla, hikâyeyi önceden anlatarak izlemek iyi olur.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Yusuf ile Züleyha'yı değerlendirmek, önce künyesini çözmeyi gerektiriyor: İran kayıtları yönetmen olarak Mehdi Reisfirooz'u ve 1968'i, Türkiye'deki kaynaklar ve afişler ise Esmail Kushan'ı ve 1970'i gösteriyor; süre bile 90 ile 102 dakika arasında değişiyor. Bu belirsizlik, ortak yapımların farklı kopyalarla dolaşıma girdiği bir dönemin izlerini taşıyor olabilir. Film, kıssayı kuyudan zindana, rüya yorumundan kıtlık yıllarına uzanan geniş bir zaman dilimine yayıyor; bu kadar olayı tek filme sığdırmak, anlatıyı yer yer bir olaylar dizisine indirgiyor ve duygusal doruklar yeterince soluk alamıyor. Renkli sinemaskop çekim ise dönemi için iddialı bir görsel tercih. İran'da gişede büyük ilgi görmesi şaşırtıcı değil.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar