Manisa Tarzanı

Manisa Tarzanı

Film · 1994 · 15 kişi

Manisa Tarzanı, Orhan Oğuz'un yönettiği 1994 yapımı bir biyografik dram. Gerçek bir kişiden, 1899-1963 yıllarında yaşamış ve halk arasında Manisa Tarzanı diye anılan Ahmet bin Carlak'tan esinleniyor. Film 16 Aralık 1994'te vizyona girdi; Türk sinemasının ilk çevreci filmi olarak tanıtılıyor. Türkiye, filmi 67. Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film dalına adayı olarak gönderdi; film nihai aday listesine giremedi.

Hikâye, Kurtuluş Savaşı'nın ardından 1924 yılında, savaşın acılarını taşıyan Manisa'da başlar. Çok uzaklardan gelen gizemli bir adam şehre adım atar; göğsünde İstiklal Madalyası vardır. Yanmış, yıkılmış kentte ölü doğayı yeniden canlandırıp yeşillendirmek için amansız bir mücadele başlatır. Başrolde Talat Bulut yer alıyor. Kadroda Serap Sağlar Hatice Öğretmen'i, Pınar Avşar Deli Fadime'yi, Ayton Sert Topal Kadir'i, Nihat Nikerel de Cemal'i canlandırıyor; Mehmet Yer ise Mustafa Öğretmen rolünde.

Senaryo Nuray Oğuz'a ait ve Mustafa Pala'nın eserine dayanıyor. Görüntü yönetmenliğini de Orhan Oğuz üstlendi. Filmin yapımcıları Cengiz Ergun ile Oktay Barkan, müziği Attila Özdemiroğlu'dur. Yapım şirketi Promete Film'dir. Film renkli, 35 mm olarak çekildi ve 101 dakika sürüyor.

YönetmenOrhan Oğuz
Yapım ŞirketiPromete Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Nihat Nikerel Nihat Nikerel Oyuncu · 59 yaşında vefat etti Talat Bulut Talat Bulut Oyuncu · 70 yaşında Serap Sağlar Ayton Sert Pınar Afşar Murat Ergür Kutay Köktürk Oyuncu · 78 yaşında Ahmet Açan Özlem Savaş Gül Erda Ayhan Tanrıver Muzaffer Çetinyılmaz Mehmet Yer Ozan Akhan Nurettin Özel

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, Kurtuluş Savaşı'nın yaralarını taşıyan 1924 Manisa'sında yanmış bir kenti yeniden yeşertmeye çalışan bir adamı anlatıyor ve Manisa Tarzanı olarak bilinen gerçek bir kişiye, Ahmet bin Carlak'a dayanıyor. Savaş sonrası yeniden kuruluş çoğu zaman binalar ve kurumlar üzerinden anlatılır; bu film ise doğanın onarımını merkeze alarak farklı bir soru soruyor. Türk sinemasının ilk çevreci filmi olarak anılması, doksanlarda çevre bilincinin perdeye nasıl girdiğini gösteriyor. Göğsünde İstiklal Madalyası taşıyan bir gazinin mücadelesini ağaç dikmek üzerinden anlatmak da vatanseverliği alışılmadık bir yerden tanımlıyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Doğaya sevgi ve emek üzerine kurulu bir film; çocuklara ağaç dikmenin, çevreyi korumanın değerini anlatmak isteyen aileler için iyi bir seçim. Savaş sonrası yanmış bir şehir anlatıldığı için bazı ağır anlar olabilir. Hikâyenin gerçek bir kişiye dayanması, sonrasında çocuklarla konuşmak için güzel bir başlangıç. Ağırbaşlı bir dram olduğu için küçük çocuklardan çok ortaokul çağı ve üstüne daha uygun.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Orhan Oğuz'un hem yönetmen hem görüntü yönetmeni olması, filme bütünlüklü bir görsel tasarım kazandırıyor: yanık bir kentle yeniden yeşeren doğa arasındaki karşıtlık, anlatının temel imgesi. Akademi Ödülleri için Türkiye'nin adayı seçilmesi de yapımın iddiasını gösteriyor. Ancak gerçek bir figürün hayatını 'ilk çevreci film' kimliğiyle anlatmak, karakteri bir mesajın taşıyıcısına indirgeme riskini de beraberinde getiriyor; bence kahramanın iç dünyası, simgesel anlamının gerisinde kalıyor. Talat Bulut'a düşen yük de tam olarak bu sembol figürü bir insana dönüştürmek; film bu dengeyi her zaman kuramıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar