Malazgirt 1071

Malazgirt 1071

Film · 5 kişi

Türk filmi Malazgirt 1071, Selçuklular ile Bizans arasında 1071'de yaşanan Malazgirt Meydan Muharebesi'ni ve bu çarpışmaya uzanan süreci sinemaya taşır. Tarih, aksiyon ve savaş türlerini birleştiren yapım, gerçek olaylara dayanır ve TRT ile 2056 Sinema'nın ortak işidir. Çekimleri 2019'da bitmesine rağmen pandemi yüzünden raflarda bekleyen film, 11 Şubat 2022'de seyirciyle buluşmuş; dağıtımını CGV Film Dağıtım yapmıştır. Duyurulduğu dönemde adı Malazgirt 1071: Bizans'ın Kıyameti olarak anılıyordu.

Anlatı, Anadolu'yu Türklere yurt yapmak isteyen Selçuklu Sultanı Alp Arslan ile Türkleri bu topraklardan atmaya kararlı Bizans İmparatoru Romen Diyojen'in karşı karşıya gelişini izler. Alp Arslan'ı Cengiz Coşkun, Romen Diyojen'i Caner Kurtaran canlandırır. Vildan Atasever Kraliçe Ludika'yı, Hasan Küçükçetin ise Nizamülmülk'ü oynar; kadroda Haluk Piyes de yer alır. İki ordunun Malazgirt Ovası'ndaki büyük karşılaşması, Anadolu'daki Türk varlığının başlangıcı olarak sunulur.

Yönetmenliği Özgür Bakar ile Bilal Kalyoncu birlikte üstlenmiş, senaryoda onlara Alper Kıvılcım katılmıştır. Türkiye'de 6 yaş üstü izleyiciye uygun bulunan film, gişede 197.175 bilet satmış ve yaklaşık 3,47 milyon TL hasılat yapmıştır. Eleştirmenler de izleyiciler de filme genel olarak olumsuz yaklaşmış; konunun, karakterlerin ve anlatımın yüzeyselliği en çok yöneltilen eleştiriler olmuştur.

YönetmenÖzgür Bakar
Yapım ŞirketiTRT, 2056 Sinema

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Malazgirt, Anadolu tarihinde bir dönüm noktası olarak anılır; film de 1071'de Selçuklular ile Bizans arasındaki meydan muharebesini ve ona uzanan süreci, gerçek olaylara dayanarak anlatıyor. Savaşı Anadolu'daki Türk varlığının başlangıcı olarak sunması, yapımın tarihe nasıl bakmak istediğini gösteriyor. Ancak eleştirmenler konunun ve karakterlerin yüzeysel işlendiğini yazmış. Bu kadar geniş bir dönemin siyasi ve toplumsal arka planını bir sinema filmine sığdırmak zaten zor; sonuç, derinlikten çok bir anlatı özeti gibi kalabilir.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Savaş filmi, iki ordu, büyük bir ovada karşılaşma; kâğıt üzerinde tam bu türün malzemesi. Ama eleştirmenlerin ve izleyicilerin ortak şikâyeti yüzeysellik; karakterler ve anlatım derinleşmeyince savaş sahnelerinin etkisi de azalıyor. Çekimleri 2019'da bitmesine rağmen pandemi yüzünden raflarda beklemiş. Tarih ve savaş sevenler için bir seyirlik, ama güçlü bir gerilim beklemeyin.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Tarihî epik, yüksek beklenti doğurur. Özgür Bakar ile Bilal Kalyoncu yönetmenliği, Alper Kıvılcım ise senaryoyu paylaşıyor; Alp Arslan ile Romen Diyojen'i karşı karşıya koymak dramatik olarak doğru bir çerçeve. Ancak aynı eleştirel kanaat tekrar ediyor: karakterler, konu ve anlatım yüzeyde kalıyor. Böyle bir konuda ana sorun, büyük bir olayı ölçeğe yaslanarak değil kişiler üzerinden hissettirmektir. Elde edilen sonuç, bu zorluğun tam aşıldığını söylemeye yetmiyor. Gerçek bir tarihî olayı ele alan yapımlar, kaynağa sadakatle sinemasal gerilim arasında denge kurmak zorundadır; burada denge anlatım lehine bozulmuş görünmüyor, ama sinema lehine de kurulamamış.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar