Güzel Günler Göreceğiz

Güzel Günler Göreceğiz

Film · 2012 · 9 kişi

Hasan Tolga Pulat'ın yönettiği Türk dramı Güzel Günler Göreceğiz'in ("To Better Days") senaryosunu Emre Kavuk yazdı. Paralel hikâyeler kuran film, tek bir gün içinde İstanbul'da geçer ve 3 Şubat 2012'de vizyona girmiştir. Yönetmen Pulat ile senarist Kavuk'un ilk filmi olan yapım, 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde yarışmış; En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştür.

Hikâye, Cumali, Ali, Figen, İzzet ve Anna adlı beş karakterin kesişen yollarını anlatır. Karakterler birbirinin farkında değildir ve birbirlerinin hayatına bilerek müdahale etmezler; ama günün sonunda, aslında insanların birbirinin hayatına nasıl dokunduğu ortaya çıkar. Kadroda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cavadzade, Feride Çetin ve Barış Atay'ın yanı sıra Bedia Ener, Luran Ahmeti, Emre Melemez ve Yiğit Dikmen yer alır.

Ödüller, festivalin en büyük sürprizi sayılmış ve yoğun bir polemik yaratmıştır; filmin gösterime girdiği hafta yazılan bir eleştiri, filmi "olmuş" bulur ve yapım ekibinin ilk film hoşgörüsünden nasibini alamadığını, senaryo aşamasında ciddi emek harcandığını savunur. Basın puanı iki eleştiriden 1,8'de kalmış, izleyiciler ise filme 3,1 vermiştir.

YönetmenHasan Tolga Pulat
Güzel Günler Göreceğiz Güzel Günler Göreceğiz Güzel Günler Göreceğiz Güzel Günler Göreceğiz Güzel Günler Göreceğiz Güzel Günler Göreceğiz

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Hasan Tolga Pulat ile Emre Kavuk'un ilk filmi, İstanbul'da tek bir gün içinde kesişen beş hayatı paralel bir anlatıyla kurmayı seçiyor. Bu yapı hiç kolay değil: karakterlerin birbirinden habersiz olması ve bağların ancak gün sonunda belirmesi, kurgunun ritmine büyük bir yük bindiriyor. Antalya'da En İyi Kurgu ve En İyi Senaryo ödüllerinin gelmesi bu açıdan anlamlı. Uğur Polat, Nesrin Cavadzade ve Feride Çetin'in yer aldığı kadro dengeli. Ödüllerin sürpriz sayılıp sert bir tartışma yaratması ise filme gereğinden ağır bir beklenti yükledi. Kusursuz değil; paralel anlatının bazı halkaları diğerlerinden zayıf kalabiliyor, ama ciddi bir senaryo emeği her sahnede hissediliyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Güzel Günler Göreceğiz, İstanbul'u birbirini tanımayan insanların yan yana yaşadığı bir şehir olarak düşünmeye davet ediyor. Cumali, Ali, Figen, İzzet ve Anna'nın aynı gün içinde, farkında olmadan birbirinin hayatına dokunması, büyük kentteki yalnızlığa ve görünmez bağlara dair sessiz bir soru soruyor. Film büyük toplumsal tezler ileri sürmüyor; sıradan insanların tek bir gününe bakarak kentin ritmini anlatmayı deniyor. Bu tavır, kalabalık bir şehirde bireyin hem kaybolduğu hem de ister istemez başkalarına bağlandığı fikrini öne çıkarıyor. Başlığındaki umut da bu kesişmelerin anlamına dair ince bir yorum gibi duruyor.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Dürüst olayım, bu benim türüm değil. Beş ayrı hikâye ve tek bir gün; dramın önde olduğu bu yapı, tempo arayan biri için yer yer yavaş akıyor. Gerilim patlamıyor, sessizce birikiyor. Yine de karakterlerin yollarının nasıl kesişeceği merakı insanı sonuna kadar ekrana bağlıyor. Sakin bir akşam için uygun; hızlı bir şey arıyorsanız başka bir film seçin.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar