180°

180°

Film · 2010 · 3 kişi

İsviçre-Almanya ortak yapımı 180°, 2010'da çekildi ve Türkiye'de 180 Derece adıyla anılır. Yaklaşık 90 dakikalık bu dram, birbirinden habersiz insanların hayatlarını tek bir akşamda bir araya getiren bölümlü bir kurguya dayanır. Filmde Almanca, İtalyanca, İsviçre Almancası ve Türkçe konuşulur. Almanca adının alt başlığı "dünyan birdenbire tepe taklak olunca" anlamına gelir.

Hikâye bir şehirde akşamüstü başlar. İki çekingen genç birbirine yan gözle flört eder, bir ev kadını sevdiği diziyi izlemek üzere koltuğa kurulur, hastane hemşireleri vardiya başlamadan önce sohbet eder, şık giyimli bir çift ise eve yetişmek için akşam trafiğinde ilerler. Tam bu sırada intikam peşindeki silahlı bir adam bir binaya dalar. Bir dizi talihsiz rastlantı, tek bir kişinin beklenmedik bir yıkım yaratmasına yol açar ve güvenli, "normal" sayılan yaşamlar bir anda altüst olur. Anlatı korkunun ardında sevgiyi, umudu ve birlikte yaşamayı öne çıkarır. Sophie Rois ile Michael Neuenschwander, Marion ve Manfred Berger adlı çifti canlandırır; Aslı Bayram Özlem Özel'in rolündedir. Christopher Buchholz, Güven Kıraç, Şiir Eloğlu ve Sabine Timoteo da kadroda.

Senaryoyu da yazan Cihan İnan, Türk asıllı İsviçreli bir yönetmendir ve film onun ilk uzun metrajıdır. Öykü, 1986'daki Günther Tschanun olayından esinlenmiştir. 180°, 47. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması bölümünde izleyiciyle buluştu.

YönetmenCihan İnan

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Yalnızca sitemizde profili bulunan oyuncular listelenir.

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Cihan İnan ilk uzun metrajında kolay olmayanı deniyor: tek bir akşamda birbirine dokunan yabancıların hikâyelerini epizodik bir yapıyla örmek. Alacakaranlıkta açılan kent, utangaç gençler, dizisinin başına geçen ev kadını, nöbet öncesi sohbet eden hemşireler; her parça gündelik bir sakinlikle kuruluyor ve silahlı adamın binaya dalışı bu dokuyu yırtıyor. Yapının gücü de zaafı da burada: Talihsiz tesadüfler zinciri, bu tür kolaj anlatılarda sık görülen bir senaryo kolaylığına dönüşme riski taşıyor ve bazı karakterler taslak düzeyinde kalıyor. Yine de İsviçre Almancası, Almanca, İtalyanca ve Türkçenin iç içe geçtiği ses dünyası filme özgün bir doku veriyor. Kusurlu ama iddialı bir ilk film.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

180°, birden çok dilin ve kökenin yan yana yaşadığı bir toplumu tek bir akşama sığdırıyor. Almanca, İtalyanca, İsviçre Almancası ve Türkçenin aynı filmde konuşulması bile başlı başına bir gözlem: göçle şekillenmiş, ama gündelik hayatın görünürde 'normal' aktığı bir kent. Aslı Bayram'ın canlandırdığı Özlem Özel gibi karakterler ve Güven Kıraç, Şiir Eloğlu gibi oyuncular, bu çok sesli tabloda Türkçenin de yeri olduğunu hatırlatıyor. Hikâyenin 1986'daki Günther Tschanun olayından beslenmesi filme gerçek bir ağırlık veriyor. Korkunun ötesinde sevgi, umut ve birlikte yaşama vurgusu da filmin asıl derdini ortaya koyuyor.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Silahlı, intikam peşinde bir adamın bir binaya daldığını duyunca sıkı bir gerilim bekliyorsunuz, ama 180° o tür bir film değil. Önce karakterleri uzun uzun tanıtıyor: gençler, hemşireler, trafikteki çift. Kırılma anı geldiğinde etkili, çünkü sıradan hayatlar bir anda alt üst oluyor. Ama tempo arayanlar için ilk bölüm epey sakin geçebilir. Daha çok drama, az aksiyon.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar